Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11637 E. 2023/4465 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11637
KARAR NO : 2023/4465
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/951 E., 2021/1291 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrek 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/193 E., 2019/78 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette işçi olarak çalışmakta iken 23.08.2006 tarihinde … plakalı beton mikseri ile …’ye ait Devrek … Mahallesindeki inşaatına beton mikserini götürdüğünü, iş yerinden dönerken karşı şeritten gelen kamyonun karayolunun üzerinden geçen telefon kablolarını koparması sonucu düşen kabloların kullanmakta olduğu aracın camını parçaladığını, bu cam parçacıklarının her iki gözüne de gelerek görme noksanlığına sebep olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası sonucu çalışma gücünü %26,2’sini kaybederek daimi şekilde malul kaldığını, kazanın tamamen davalı işverenlerin iş emniyeti ve iş güvenliği ile ilgili tedbirleri almamış olmasından, gözetim ve denetim yetersizliğinden, iş ve çalışma organizasyonunu rasyonel bir şekilde sağlayamamasından, istihdam ettiği diğer şahısların dikkatsiz, tedbirsiz, ihmalkar ve kusurlu davranmalarından meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle 60.000,00 TL maddi tazminatın, 25.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği kazanın 23.08.2006 tarihinde olduğunu, dava tarihinin ise 28.06.2016 olduğunu, bu nedenle davanın ilk olarak zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacı …’nın 23.08.2006 tarihinde geçirdiği iş kazasında müvekkil şirketinin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun mevcut olmadığını, kazanın müvekkil şirkete ait iş yeri, şantiye v.s. bir yerde olmadığını, davacının nizami kurallara uygun olarak müvekkil şirkete ait aracı kullanmakta iken karşı taraftan gelen ve telefon kablosunun kopmasına neden olan hiçbir şekilde tanınmayan bir aracın kabloyu kopararak müvekkile ait ve davacının o esnada kullanmakta olduğu aracının camını kırması sonucu iş kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkil şirketin hiçbir kusuru olmadığını, kaza sonrası tüm destek yardım v.s. müvekkil şirket tarafından davacı ve ailesine yapıldığını, müvekkili şirketin İş kanununun 77 nci maddesi gereğince tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkil şirketin hiçbir eksikliği ve kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin 05.11.2018 havale tarihli raporunda davalı Sayılı İnşaat Nakliyat Hafriyat Tic. ve San. Ltd. Şti’nin olayda kusurunun bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; kusura ilişkin bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumun denetim raporunda davalının kusurlu bulunduğunu, çelişkinin giderilmediğini, istihdam edenin sorumluluğunun ayrıntılı incelenmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “…Mahkemece hükme esas alınan 27.09.2018 tarihli trafik ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda işverenin kusurunun bulunmadığının, kusurun tamamının plakası tespit edilemeyen kamyon sürücüsünde olduğunun belirtildiği; karayolu üzerinden geçen telefon kablosunun plakası tespit edilemeyen inşaat yüklü kamyon sürücüsü tarafından koparılması sonucu kazazedenin kullandığı araç üzerine düşerek ön camın kırıldığı ve kazanın bu şekilde oluşuna göre işverene kusur verilmemesi yönündeki raporun olayın oluşuna ve mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatiyle…” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.