YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10226
KARAR NO : 2023/5063
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve Bölge Adliye Mahkemesince hüküm türü değiştirilerek beraat kararı verildiğinden CGK’nun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2018/68 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/1300 Esas ve 2020/2884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekili ile katılan … vekilinin temyiz istemleri; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, suç tarihinde 7 yaşında olan Beyza Heja’nın annesi ve katılan …’ın eşi olduğu, sanığın 01.09.2017 günü katılan …’nın alnına kalemlikle vurmak sureti ile … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06.03.2019 tarihli rapora göre yüzde sabit iz oluşacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasının inkara yönelik olduğu anlaşılmıştır.
3. Katılan …’nın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Katılan beyanı, tanık anlatımları, adli muayene raporu içerikleri, sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın atılı suçu işlediği yönünde babasıyla birlikte yaşayan katılanın beyanı dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, mağdurun babasının etkisiyle annesi hakkında suçlamada bulunmuş olabileceği, olayın üzerinden 2 ayı aşkın süre geçtikten sonra evlilik birliği içerisindeki birtakım olumsuzluklar üzerine, sanığın şikayet edildiği, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılarak sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan …’in soruşturma aşamasında vekil huzuru ile alınan beyanında annesi sanığın alnına kalemlikle vurmak suretiyle yaraladığını söylediği, yargılama aşamasında pedagog eşliğinde alınan beyanının benzer olduğu ve pedagog tarafından katılanın beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirildiği ve katılanın annesi olan sanığı haksız yere suçlaması için bir gerekçesinin bulunmadığı gözetildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığa iddianamede gösterilmeyen ve yargılama aşamasında ek savunma hakkı tanınmayan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinden ek savunma hakkı verilmesi ve birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 … maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen “Cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre temel cezada hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup hüküm bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, ek savunma hakkı tanınması ve temel cezada sonuca etkili alt sınırdan uzaklaşılması nedenleriyle katılanlar vekillerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/1300 Esas ve 2020/2884 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamı ve oluşa göre; sanık ile katılan …’ın olay tarihinde evli oldukları üç çocukları olduğu mağdur …’nın ise müşterek çocukları olduğu, sanığın evlilik birliği içerisinde Mehmet isimli şahısla cinsel ilişki boyutuna varan gayri resmi ilişkisinin olduğu, katılan …’ın eşi olan sanığın olay gününden bir gün önce kendisini aldattığını öğrendiği, 09.10.2017 tarihinde katılanın geceleyin saat 02:00 sıralarında eve geldiğinde yatak odasında sanık ile Mehmet isimli şahsi yakaladığı katılanın Mehmet isimli şahısla kavga ettiği daha sonra olayın karakola intikal ettiği, sanığın evden
ayrıldığı, katılanın karakola ifade verdikten sonra eve döndüğü müşterek çocukları ile durumu konuştuğu daha sonra 10.10.2017 tarihinde katılanın mağdur çocukları alarak eşi olan sanığın çocuklarına şiddet uyguladığından şikayette bulunduğu yürütülen soruşturma sonucu sanık hakkında mağdur çocuklarına kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı … 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02. 2020 tarih ve 2018/Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur …’yı çehrede sabit ize neden olacak şekilde kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-a-e, 87/1-c-son, 62 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.12.2020 tarih ve 2020/1300 Esas, 2020/2884 Karar sayılı yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ile … olay tarihinde evli oldukları 09.10.2017 tarihindeki olaydan sonra sanığın sığınma evine gittiği müşterek çocukların katılan … ve annesi ile birlikte yaşadıkları, katılan … bu olaydan sonra 27.11.2017 tarihinde sanık hakkında boşanma davası açtığı 30.11.2018 tarihli mahkeme kararı ile boşandıkları, katılan …’ın müşterek çocukları ile 10.10.2017 tarihinde karakola giderek sanık hakkında şikayetçi olduğu, mağdur Bezya hakkında alınan doktor raporunda alnında 5 cm uzunluğunda eski yara izinin tespit edildiği, mağdur Abdülbaki hakkında alınan raporda sol el avuç içinde eski yara izinin tespit edildiği mağdur …’nın karakolda alınan ifadesinde alnındaki yaranın 2017 yılı Eylül ayı içerisinde bir gün kardeşi Veysel’in halı üzerine çöp dökmesi nedeniyle annesinin kendilerine kızdığını ve kalemlikle alnına vurduğunu sakın babana seni dövdüğümü söyleme dediğini sonra doktora götürdüğünü alnından yaralayan annesinden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, mağdur hakkında … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 06.03.2019 tarihli rapora göre alın orta kısmında yer alan yara izinin yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun bildirildiği, sanığın ifadelerinde atılı suçlamayı kabul etmediği olay tarihinden 1-2 ay önce kızının kardeşleri ile oynarken kapıya çarptığını alnının kanadığını katılan …’ın kuzeni …’ün aracı ile önce Sağlık Ocağına oradan da sevk edildikleri Devlet Hastanesine götürdüğünü beyan ettiği, dosyada yer alan … Atatürk Devlet Hastanesi epikiriz raporuna göre mağdur …’nın 27.07.2017 tarihinde Acil serviste muayene edildiği kesinin sütüre edilerek aynı gün taburcu olduğunun bildirildiği, katılan …’ın duruşmada alınan beyanlarında eşi olan sanığın çocuklarına şiddet uygulamasını bugüne kadar anlayamadığını, kızı Beyza’nın kafasına kalemlikle vurma olayını kendisine kapı korkuluğuna çarptığını söylediğini eşi olması ve çocuklarında küçük olması nedeniyle inandığını, sonradan çocuklarının annelerinden korktuğu için kendisine anlatmadığını öğrendiğini beyan ettiği, 02.08.2010 doğumlu olan mağdur …’nın duruşmalarda alınan beyanın da ders yaparken kalemi açtığı sırada yeri kirlettiği için annesinin kendisine kızdığını ve kalemlikle kafasına vurduğunu, anlından kan geldiğini, keyfinden kendilerine vurduğunu tehdit ettiği için babasına söyleyemediğini, söylersen öldürürüm dediğini onun kendileri ile yaşamasını istemediğini, babası ve babaannesi ile birlikte yaşadığını, babaannesinin kendilerine baktığını beyan ettiği, görüldüğü üzere mağdur …’nın yaralandığı olayın üzerinden iki aydan fazla zaman geçtikten sonra sanığın katılan …’ı aldattığı şahsı evde yakalayıp boşanma durumuna gelinceye kadar katılan …’ın her hangi bir şikayette bulunmadığı, sanık ile katılan …’ın boşanma
aşamasında oldukları dönemde söz konusu olayın şikayete konu edildiği, çocukların katılan … ve annesi ile birlikte yaşadıkları, sanığın katılanı başka bir erkekle aldatması, boşanma aşamasında olmaları, çocukların velayetinin söz konusu olması gibi hususlar nazara alındığında olayın ortaya çıkış şekli, olay üzerinden geçen süre, sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdurun olayın oluşuna ilişkin çelişkili beyanları nazara alındığında sanığın mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçunu işlediğine dair cezalandırılması için şüpheden uzak kesin bir delil bulunamadığından beraatine karar verilmesi gerektiğinden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, hükmün bozulmasına ilişkin Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmamaktayım.