YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18042
KARAR NO : 2013/18137
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 Sayılı Yasanın 26.maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.madde uyarınca doğrudan hükmolunan 3000 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından, sanık hakkında mala zarar verme suçu kapsamında doğrudan hükmolunan 2000 TL adli para cezasının miktarına ve türüne göre; sanığın temyiz isteğinin 1412 Sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adresine gönderildiği, “muhatabın gösterilen adreste tanınmadığı” gerekçesiyle tebligat belgesinin mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim adresine Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, (9) nolu formülün muhatabın kapısına yapıştırıldığı anlaşılmaktadır.
19.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10.maddesi uyarınca, tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
6099 Sayılı Yasanın 9.maddesi ile değişik Tebligat Kanunu’nun 35/2.maddesine göre de, sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi durumunda, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Kanunu’nun 35/2.maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Aksi halde 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Somut olayda bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması üzerine, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunduğu tespit edilen sanığa, 7201 Sayılı Kanun’un 10/2.maddesi uyarınca kanunda yazılı kayıtları içermek üzere hazırlanacak davetiye ile tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, koşulları bulunmadığı halde 35.maddeye göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir.
Açıklanan gerekçelerle sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve tebliğnamedeki düşünceye katılınmayarak yapılan incelemede,
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.