YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9520
KARAR NO : 2011/11073
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 4 sayılı parseldeki 16 nolu bağımsız bölümü satması için davalı …’yi vekil tayin ettiğini bilahare azlettiğini, azilden sonra vekilin taşınmazı diğer davalıya satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürüp, iptal, tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ancak ilk karardan sonra taşınmaz, üçüncü kişiye davacı tarafından satıldığından iptal-tescil davasının konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, davalılardan … ile maliki olduğu 4 sayılı parseldeki 16 nolu bağımsız bölümün 85.000 liraya satışı ve bedelin 50.000 lirasının nakit kalan 35.000 lirasının da banka kredi borcunun …tarafından ödenmesi konusunda anlaştıklarını, alıcı…nin bağımsız bölümü diğer davalı …’a aynı koşullarda sattığını, tapuda ferağ verilebilmesi için vekil tayin edilmesi gerektiğini bildirmesi üzerine davalı …’yi vekil tayin ettiğini, ancak bedelin ödenmemesi üzerine…yi vekillikten azlettiğini, azilden sonra taşınmazın vekil …tarafından diğer davalı …’a temlik edildiğini bildirip, tapunun iptali ile taşınmazın adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ancak ilk karardan sonra taşınmazı davacı tarafından üçüncü kişiye satıldığından, tapu iptal-tescil davasının konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, çekişme konusu taşınmaz davacıya aitken, davacının dava konusu taşınmazı satması için davalı …’yi 8.6.2007 tarihinde vekil tayin ettiği, 27.6.2007 tarihinde de vekillikten azlettiği, azilnamenin Tapu Sicil Müdürlüğü’nün aziller defterine 27.6.2007 tarihinde işlendiği, daha sonra taşınmazın vekil …tarafından 13.7.2007 tarihinde diğer davalı …’a satış suretiyle temlik edildiği, davacının 2.5.2008 tarihinde eldeki davayı açtığı ve mahkemece 10.11.2008 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, temyiz edilmemesi üzerine 10.2.2009 tarihinde kesinleşme şerhi verildiği davacının ilamı infaz ettirerek taşınmazı adına tescil ettirdikten sonra 2.10.2009 tarihinde Ayşe Keleş isimli kişiye satış suretiyle aktardığı, bu tarihten sonra kararın temyize üzerine Dairece, davalı …’a yapılan tebligatların usulsüz olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır. Usulsüz tebligat sonucu kararın kesinleştirilmesinden sonra davacı … adına yapılan tescilin yolsuz olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği,hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur.Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 1086 sayılı HUMK.’nun l86. ve 6100 sayılı Yasanın 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. 186.madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 125.maddesi 1086 sayılı Yasanın 186.maddesinden farklı olarak dava konusunun davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin hukuk gereği davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasını getirmiştir.
Bu usul kuralının kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
Hal böyle olunca, somut olayın özelliğine göre taşınmaz sicil kaydı kendisine devredilen Ayşe’ye tebligat yapılarak onun huzuru ile davanın görülmesi ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda delillerinin toplanarak bir hüküm kurulması için karar bozulmalıdır.
Davalı …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesine göre) açıklanan nedenden ötürü HUMY.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.