Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/39803 E. 2023/1892 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39803
KARAR NO : 2023/1892
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ESASTAN RET KARAR TARİHİ : 22.01.2018
SAYISI : 2018/157 E., 2018/2200 K.,
ESASTAN RET KARAR SAYISI: 2017/3057 E., 2018/122 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
KARAR : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-esastan ret

1. Sanıklar Deniz Çağan ve …’un Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 22.01.2018 tarihli ve 2017/3057 Esas 2018/122 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istemleri yönünden, sanıklar hakkında, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kurulan “5 yıl” hapis ve “40.000,00 TL” adli para cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı,
2. Sanıklar hakkında ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 25.10.2018 tarihli kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/157 Esas 2018/2200 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyizi; almış olduğu cezaların haksız olduğuna,
2. Sanık … müdafiinin temyizi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, bozulması gerektiğine,
3. Sanık …’un temyizi; atılı suçu işlemediğine, hakkındaki hükmün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek önce sahte bir fatura ile gerçekte üretilmeyen New Holland marka bir traktörün Tavşanlı trafiğine tescilini sağladıkları bilahare katılan … ile görüşerek ona ait bir otobüsü satın aldıkları, karşılığında teminat olarak gerçekte var olmayan sahte belgelerle trafiğe tescil edilmiş traktör kaydını verdikleri daha sonra katılandan almış oldukları aracı başkasına sattıkları bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, mahkemece nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olup resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise traktörün trafik tescil belgelerinin ele geçirilememesi nedeniyle iğfal kabiliyeti yönünden değerlendirme yapılamayacağından sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın, olay tarihinde Göres’e sanık … ile birlikte gittiğini, alışverişe karışmadığını, yanında eşinin altınları olması nedeniyle onu verdiğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …’un, sanıklar Osman ve Deniz’in ortak iş yaptıklarını, kendisinin Gördes’e Osman tarafından yönlendirildiğini, Gördes’te, Saadettin ile otobüse karşılık traktörün takas yapılacağını konuştuklarını, alışverişi Deniz ve Saadettin’in yaptığını, aracın satışının Deniz’in isteği üzerine kendisi üzerine yapıldığını, kendisine 2.000,00 TL komisyon vereceklerini söylediklerini, otobüsü de Osman’ın daha önce anlaştığı şahsa sattıklarını, parasını Osman’ın aldığını savunmuş olduğu anlaşılmıştır.
4. Sanık …’ın, atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
5. Katılan …, alışverişi sanıklar Deniz ve Taner ile yaptığını, önce çek getireceklerini söyledikleri ancak çeki unuttuklarını belirterek onun yerine emaneten traktörün kaydını verdiklerini daha sonra da kendisinden aldıkları otobüsü sattıklarını öğrendiğini belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların gerçekte var olmayan traktörü teminat olarak devretme hilesi ile katılandan otobüsü devraldıkları, sanıkların sabit görülen dolandırıcılık eylemlerini sahte olarak oluşturdukları trafik tescil belgesini kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri, sanıkların önce sahte bir fatura ile trafik sigortası yaptırmış ve gerçekte var olmayan suça konu traktör ile alakalı sahte bir trafik kaydı oluşturarak tamamen sahte bir trafik tescil belgesi oluşturulmasını sağladıkları, bu belge ile katılana noter kanalı ile traktörün devrini sağlamak suretiyle zincirleme şekilde atılı kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçunu işlemiş olmaları nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince atılı sahtecilik suçu yönünden verilen beraat hükümlerinin isabetsiz olduğuna karar verilerek duruşma açılmak ve sanıkların savunmaları alınmak suretiyle mahkûmiyetlerine hükmedilmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanıklar … ve …’un İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/3057 Esas 2018/122 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istemleri yönünden, sanıklar hakkında, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/211 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kurulan “5 yıl” hapis ve “40.000,00 TL” adli para cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar Deniz ve Taner’in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/157 Esas ve 2018/2200 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanıkların savunmaları, kurum yazıları, noter belgeleri ile dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık …, sanık …’un yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/3057 Esas 2018/122 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Deniz ve Taner’in temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/157 Esas ve 2018/2200 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık …, sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza

Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.