Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1141 E. 2023/1834 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1141
KARAR NO : 2023/1834
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/190 E., 2021/2761 K.

DAVA TARİHİ : 20.02.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/149 E., 2019/820 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalı asil …, davalı asil … ve vekilleri Avukat … ile davacı asil … ve vekili Avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı … arasında davalının yüklenicisi olduğu … ada 4 ve 5 parsellerde yapılacak inşaattan 3 no.lu bağımsız bölümün satımına ilişkin 16.04.2008 tarihli, 20.000,00 TL bedelli satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, yüklenici ile dava dışı arsa sahipleri arasında yaşanan birtakım olumsuzluklar nedeniyle 4 parselin satın alma işlemleri gerçekleştirilemeyince yalnızca 5 no’lu parsel hakkında yeni bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve buna bağlı proje tanzimine gidildiğini, yapılan bu değişiklik üzerine taraflar arasında sözlü olarak varılan mutabakat ile davacıya yeni projedeki 5 no.lu bağımsız bölümün verilmesinin kararlaştırıldığını ve davacının teslim aldığı bu dairede yaklaşık 8 yıldır ailesiyle ikamet ettiğini, ancak tapu devrinin halen yapılmadığını ileri sürerek, tapuda diğer davalı … adına tescilli olan dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini bu mümkün olmaz ise bedelinin tahsili ve uğranılan zararların tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar dava konusu bağımsız bölümün 20.000,00 TL bedelle satışı davacıya vaadedilmiş ise de, gerçek bedel olan 90.000,00 TL’nin yalnızca 40.000,00 TL’sinin elden ödendiği, bakiye 50.000,00 TL’nin ise taksitler halinde ödenmesi gerekirken bugüne kadar hiçbir taksidin ödenmediğini, 90.000,00 TL’nin tamamını ödemiş olsaydı davacıya yapmakta olduğu bir başka inşaattan bir daire vereceğinin taahhüt edildiğini ve zarara uğramaması adına 5 no.lu bağımsız bölümün geçici olarak tahsis edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz satış bedelinin sözleşmede 20.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, sunulan cevap dilekçesi ve davacıya taşınmazın teslim edilmesi ve malik sıfatıyla taşınmazda ikamet etmesi hususları nazara alındığında bedelin tamamının …’e ödendiğinin kabul edildiği, teslim edilen taşınmazın müteahhit olan davalı …’in oğlu olan diğer davalı adına kayıtlı olduğu, davalıların baba oğul oldukları davacı ile yapılan anlaşmadan diğer davalı …’in haberdar olduğunun kabul edildiği belirtilerek, davanın kabulü ile tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili; 5 no.lu bağımsız bölüm ile davalı yüklenicinin ilgisi bulunmadığını, taşınmazın muvazaalı devrinin söz konusu olmadığını, 16.04.2008 tarihli adi yazılı anlaşma metni uyarınca satış bedelinin 90.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bedelin tamamının ödenmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’in sözleşme içeriğinde sözleşme bedelinin 20.000,00 TL olduğunu, fakat bedeli almadığını ifade ettiği, ancak akabinde 30.0.9.2009 tarihli belgede başkan …’ten 40.000,00 TL para aldım beyanıyla imzalı ikrarı bulunduğu, bu nedenle ödenmeyen sözleşme bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiği, davalı … taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden aldığını beyan etmiş ise de; taşınmazın yukarıda açıklanan şekilde davalı müteahhite düşecek yerlerden olması, taşınmazın önce davalı müteahhitin oğlu … adına tescil edilmesi, arkasından … adlı kişiye devir ve tescil edilmesi ve kısa aralıklarla yine davalı müteahhidin oğlu olan davalı …’a devredilmesi nedeniyle davalılar arasındaki akrabalık gözetilerek taşınmazın davacıya satışının vaat edildiği, teslim edildiği ve davacının kullandığı olgusunun davalı tarafından bilinebilecek olgulardan olduğu belirtilerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; 3 no.lu bağımsız bölümün inşaası imkansız hale gelince 40.000,00 TL ödemesi olan davacının mağdur olmaması için yeni bir inşaat yapılana kadar geçici olarak 5 no.lu bağımsız bölüme yerleştiği, geçen zamanda yeni inşaat yapılamadığı, davacının da bakiye borcunu ödemediği, yaptığı ödeme işgal bedeline sayılarak tahliyesi istenince işbu davayı açtığı belitilerek, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler ile re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.