Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/9488 E. 2023/3085 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9488
KARAR NO : 2023/3085
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.07.2013 tarihli ve 2013/133 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında katılanın marketinden sigara ve parasını aldığından bahisle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 53 ve 54. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2014 tarihli ve 2013/88 Esas, 2014/62 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, gece (143), 39, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.02.2019 tarihli ve 2016/16582 Esas, 2019/1803 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin müşterek faillik kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sebebiyle bozma kararı verilmiş ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından da zamanaşımı süresi içinde dava açılabileceği belirtilmiştir.
4. Bozma sonrası yerel mahkemece bozmaya uyularak ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından da ayrı bir dava açılması sağlanıp, birleştirme kararı verilerek hükümler kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 29.06.2021 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, sanığın atılı suçları işlediğine yönelik kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğini, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yeterli olmadığını, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 28.02.2013’te gece vakti sayılan saat 01.00 ile 04.00 arasında katılanın … Market isimli iş yerine girilip, içeriden 200 karton sigara ile 500,00 TL paranın alındığının fark edilmesi üzerine polise başvurulup, araştırmaların başladığı, katılanın olay günü temyiz dışı sanık A.G.’nin önce dükkanına uğradığını ve dükkanın kilidine baktığını sonra civarda gezindiğini ve kendisinden şüphelendiğini beyan etmesi üzerine HTS kayıtlarından sanık ile olay gün ve saatinde konuştuklarının ve olay yerinde olduklarının anlaşıldığı, HTS kayıtlarından ulaşılan sanığın diğer temyiz dışı sanıkların hırsızlık yaptıklarını, kendisinin ise araçla onları aldığını ikrar ettiği, temyiz dışı sanıklar A.G. ve M.C.’nin ise suçlamayı inkâr ettikleri; ancak sanık ile aralarında bir husumet iddiasının da bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda suçunu tevilli olarak ikrar etmiştir. 04.03.2013 tarihli Araştırma Tutanağı ile 02.03.2013 tarihli CD Çözümleme Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafii her ne kadar sanığın atılı suçları işlediğine yönelik kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğini, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin yeterli olmadığını iddia etmiş ise de, aşamalarda sanığın suçunu tevilli olarak ikrar ettiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde ise sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkileri göz önüne alınarak takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığının belirtilmiş olması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2019/74 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.