YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14123
KARAR NO : 2023/3086
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İncesu Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2014 tarihli ve 2014/47 Esas No.lu iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçinin aracından gece vakti mazot alması şeklindeki eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkeme kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 14.10.2019 tarihli ve 2019/4635 Esas, 2019/15400 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası yerel mahkemece bozmaya uyularak sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 23.05.2022 ve 24.05.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, atılı suçu işlemediğini, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihi olan 13.11.2013’te gece vakti sayılan saat 03.51 ile 04.34 arasında şikâyetçinin park halindeki 38 … 698 plakalı kamyonunun mazot depo kapağı açılarak içinden 300 litre mazot alındığı, durumun polise bildirilmesi üzerine … köyü ve A.E.’nin güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesinde aracın yanına 80 … 22 plakalı bir aracın yanaştığı ve iki kez gelip gittiği ile yapılan araştırmada suça konu aracın 10.11.2013’te oto satış sözleşmesiyle sanık adına satıldığının anlaşıldığı, sanığın suç tarihinde …’ye hiç gelmediğini ve böyle bir satış sözleşmesi yapmadığını savunduğu, mahkemece satış sözleşmesinin fotokopisinin incelemeye gönderildiği; ancak polis kriminalin incelemenin belge asıllarından yapılması gerektiğini belirtip, bu haliyle mevcut imzanın sanığın el ürünü olmadığının belirtildiği, mahkemece bunun üzerine belge aslını istenip inceletmeksizin 25.02.2015’te beraat kararı verildiği, o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine kararın dairemize geldiği, Dairemizin 14.10.2019 tarihli kararıyla oto satış sözleşmesini sanığın imzalayıp imzalamadığı ve ayrıca sözleşmedeki alıcı ve tanıkların da dinlenip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi sebepleriyle kararın bozulduğu, bozma sonrası sanığın sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin, ayrıca tanık S.G.’nin sözleşmeyi galericilik yapan tanık İ.E.’nin kendilerinin aile dostu olması sebebiyle babası üzerine imzalattığını, ancak aracın galeride kaldığını beyan etmesine karşın tanık İ.E.’nin aracı sanığa sattıklarını beyan ettiğinin böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. 10.11.2013 tarihli Oto Satış Mukavelesi ve 28.01.2015 tarihli Uzmanlık Raporu dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; şikâyetçinin kamyonetinin mazot depo kapağının açılmış olduğunu beyan etmesine karşın, mazot deposunun bir kilit sisteminin olup olmadığı ve var ise de kilitli olup olmadığına ilişkin bir beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece şikâyetçinin duruşmaya çağrılarak suç tarihinde kamyonetin mazot deposunda bir kilit sisteminin bulunup bulunmadığı, var ise kilitli olup olmadığı sorularak ve eylemin kilit sistemi bozularak mı yoksa anahtar uydurularak mı gerçekleştirildiği araştırılarak sonucuna göre mazot deposunun kilitli olduğunun ve kilit bozularak eylemin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi hâlinde suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunduğu şekline göre 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, deponun kilitli ve anahtar uydurularak eylemin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi hâlinde aynı Kanun’un 142/2-d, depoda kilit sisteminin bulunmaması hâlinde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli ve 2007/326 Esas, 2007/415 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekkerrür hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması sebepleriyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2019/334 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.