Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9380 E. 2023/3147 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9380
KARAR NO : 2023/3147
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.10.2015 tarihli ve 2015/18388 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında katılana ait iş yerinin kapısını saat 05.38’de gündüz vakti zorlayıp açarak yazar kasadan hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 35, 116/2, 151/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/1484 Esas, 2016/1159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak beraat kararının verilmesine ve gerekçesiz hüküm kurulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmediği, dosyada iş yerinde bulunan kamera kaydı görüntüleri dışında başkaca delilin bulunmadığı, kovuşturma evresinde alınan tek kişiden oluşan bilirkişi raporunda sanığın elindeki dövme izi ve diğer fiziksel özellikler yönünden kamera kaydında görünen kişiden farklı olduğunun ifade edildiği, sanığın yakalandığına ilişkin tutanak içeriğindeki yakalanma tarihi ile tutanağın düzenlendiği tarih arasında farkın bulunduğu gerekçesiyle sanığın bu suçu işlediğine dair inkâr mahiyetindeki savunmasının aksini gösterir, cezalandırılmasını gerektirir mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verildiği,
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği,
3.Soruşturma evresinde kolluk görevlilerince düzenlenen Görgü Tespit Tutanağı, Yakalama Ve Üst Yoklama Tutanağı, Görüntü İnceleme Ve Tespit Tutanağı, kovuşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporu dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemenin sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine dair kabulünün ve gerekçesinin bulunduğu anlaşılmakla; bu husustaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Ancak;
2.Kolluk görevlilerince düzenlenen Görüntü İnceleme Ve Tespit Tutanağı içeriğine göre 05.06.2015 tarihinde şüphe üzerine yakalanan sanığın ceza evi firarisi olduğunun anlaşıldığı, katılanın iş yerinde meydana gelen hırsızlığa teşebbüs eylemine ait kamera görüntülerindeki şahsın sanık olduğu değerlendirilerek görüntülerin sanığa izlettirildiğinde sanığın kendisine benzediğini ancak kameradaki şahsın kendisi olmadığını beyan ettiği, sanığın ağabeyi olan Kenan …’e kamera görüntüleri inceletildiğinde ise görüntülerdeki şüpheli şahsın öz kardeşi olan … olduğunu belirttiği, kolluk görevlilerince emin olup olmadığı sorulduğunda kesinlikle kamera görüntülerindeki şüpheli şahsın öz kardeşi olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği, kovuşturma evresinde CD ve DVD Çözümleyici bilirkişi A.A tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise sanık ile görüntülerdeki şahıs arasında farklılıklar bulunduğunun değerlendirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın farklı açılardan çektirilecek teşhise elverişli yakından ve boydan fotoğrafları temin edilerek, görüntüler üzerinde netleştirme tekniği de kullanılmak suretiyle bilirkişi raporlarına konu olan kamera görüntülerindeki kişilerin sanık olup olmadığının, Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığına bağlı kriminal laboratuvarlardan veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2016 tarihli ve 2015/1484 Esas, 2016/1159 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.