Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/25061 E. 2013/3863 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25061
KARAR NO : 2013/3863
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a).bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması, hakaret suçunun aleni ortam sayılan karakolun bahçesinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 125/4.maddesine göre cezada artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 125/3-a ve 43/2.maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 15 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunarak sanığa fazla ceza verilmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 125/3-a ve 43/2.maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılıp, sonuç
T.C. -2-
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

olarak sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hüküm fıkrasından TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI GÖRÜŞ:

Yukarıda yazılı olan kararın içeriğinden de anlaşılacağı gibi, yerel mahkeme sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurarken, suçun alenen işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 125/4. maddesi uyarınca artırım yapması gerekirken artırım yapmamak suretiyle eksik cezaya hükmettiği, yine sanık hakkında aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca indirim yaparken bu sefer 1 yıl 15 gün yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası belirlemek suretiyle 1 ay fazla hapis cezasına hükmettiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin kararında biri sanığın lehine diğeri ise aleyhine olmak üzre iki yanılışlık yapıldığında bir kuşku ve uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan bu iki yanlışlık nedeniyle Dairemizce hükmün bozulmasına karar verilerek, Mahkemesince bu bozma uyarınca yeniden doğru uygulama yapılıp, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı korunarak hüküm kurulması gerekirken; Dairemizin yukarıdaki kararında yazılı olduğu şekilde sanığın lehine olan yanlışlığın, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle eleştiride bırakılıp, aleyhine olan yanlışlığın ise düzeltilerek onanmasına karar verilmesi usul ve yasaya

T.C. -3-
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

aykırıdır. Çünkü mahkemesince doğru uygulama yapılmış olması halinde sanık hakkında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verilip, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilecektir. Ancak sayın çoğunluğun uygulamasına göre ise sonuç olarak sanık hakkında 1 yıl 15 gün hapis cezası belirlenmek suretiyle sonuçta sanık hakkında 1 ay eksik cezaya hükmedilmiştir.
1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesindeki düzenleme, sanık hakkında her bir suç yönünden sonuç olarak hükmolunan cezanın süresinin daha fazla artırılmamasıyla sınırlıdır. Bu nedenle somut olayımızda hüküm lehe ve aleyhe bozulup, sonuç olarak hükmolun cezanın süresi korunmak suretiyle yeniden hüküm kurulması gerekirken, sayın çoğunluğun, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 125/4 maddesinin uygulanmamasına ilişkin yasaya aykırılık eleştiride bırakılıp, aynı Yasanın 62. maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatasına ilişkin yanlışlığın ise ‘DÜZELTİLEREK ONANMASINA’ biçimindeki kararına yukarıda belirttiğim nedenlerle katılmıyorum.