YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12687
KARAR NO : 2023/847
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/30 E., 2016/3 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında Yozgat ili ….. İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 238 ada 37 parsel sayılı 4593 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, tespit tarihinden önce asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık olarak tespit edilmiş ve tutanak aslı kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili 29.04.1986 havale tarihli dava dilekçesinde; 22.11.1979 tarihli ve no: 5 cilt 76 sahife 52’de kayıtlı taşınmazın bu tapunun maliki …’in murisi evvellerinden olan Abdülkadir’in takribi 60-65 yıl kendilerinin murisi … …’e haricen sattığını ve zilyetliğini devrettiğini, o tarihten beri de kendilerinin zilyetliğinde bulunduğunu, zilyetliklerinin hiç kesintiye ve nizaya uğramadığını, davalının babası …’in kendi murisi …’den intikal eden söz konusu yeri 22.11.1979 tarihinde tapuda intikal işlemi yaptırmak suretiyle hissesini davalıya tapuda hibe, adına intikal ve tescil ettirmiş olduğunu, kendilerinin öteden beri yani 60-65 yıl kullandıkları gayrimenkule ait tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiğini açıklayarak, geldisi Mayıs 299 yoklama 75 tarihli olan 22.11.1979 tarihli ve no 5 cilt 76 sahife 52’deki tapunun zilyetlikleri altında bulunan kısmı itibariyle iptali ile davacılar adına kaydının yapılmasını istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; bu davanın tapu iptali ve tescili davası olup davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın iptali istendiğine göre davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı … duruşmadaki beyanlarında; dava konusu taşınmazın kendisinde babasından tapulu olarak geçtiğini, karşı taraf Çayıralan’da iken 1980’li yıllarda bu yere ilişkin dava açıldığını ve davasının reddedildiğini, dava konusu yerle karşı tarafın herhangi bir ilgisinin ve alakasının olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’in tutunduğu 22.11.1979 tarihli ve 5 nolu, maliki 3/96 hisse ile … oğlu … olan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olup bu hususun Mahkemenin de kabulünde olduğu, ancak yapılan keşiflerde dinlenilen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanlarından dava konusu taşınmazın tapu dışı gayri resmi sözleşme ile davalı …’in kök murisi … tarafından davacının murislerinden … oğlu … …’e satılarak teslim edildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde … … tarafından fiili (eylemli) hâkimiyet ve malik sıfatı ile (asli) zilyetliğin (Taşınmazdan ekonomik yarar sağlamak ve onu kullanabilmek için fiilen ve hukuken 3. kişilerin etkisinden uzak tutabilmek) kurulduğu ve bu tarihten itibaren, tespit tarihine kadar 10 (en az) yıl fasılasız, davasız (nizasız-çekişmesiz) fiili (eylemli) hâkimiyet ve malik sıfatı ile (asli) zilyetliğinin sürdüğü, … …’in ölümü ile de söz konusu taşınmazın davacılara kaldığı, bu bilgiler ışığında davacılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-b maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne , dava konusu 238 ada 37 parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında … ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmişse de; buna göre davacıların taşınmaz malı kayıt malikinden veya mümessillerinden tapu dışı yollarla iktisap ettiğini ispat etmesinin gerektiğini, ancak bu hususun ispat edilemediğini, dosya içerisinde bulunan Çayıralan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/84 Esas, 1984/317 Karar sayılı müdahalenin men’ine ilişkin karara bakıldığı zaman burada dava konusu taşınmazın müvekkilin babası olan … elinde iken satışı ile … … ve … eline geçtiğinin belirtildiğini, bu iki karar arasında çelişki olduğunu, davacı tanıklarının doğruyu söylemediğini, söz konusu mahkeme kararında … … ve …’in dava konusu taşınmaza el attığı açıkça tespit edildiğini, dava konusu yerin …’e ait iken, …’in oğlu …’in askere gitmeden vurularak ölmesi neticesinde direk olarak iki oğlundan biri olan …’e tapuda devir ettiğini, ancak Mahkemenin bu yerin …’den …’e intikal ettiğinden bahsettiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı bulunan taşınmazın harici satışı nedeni ile mülkiyetinin alıcıya geçip geçmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 150,70 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.