Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13754 E. 2023/4812 K. 07.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13754
KARAR NO : 2023/4812
KARAR TARİHİ : 07.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlendiğinden inceleme dışı tutulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/323 Esas, 2019/444 Karar sayılı kararı ile,
Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’ un 25 … maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2020/1699 Esas, 2021/2587 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
a. Sanık … hakkında katılan …’ e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
b. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri, ceza miktarının az olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 6136 sayılı Yasa’ya göre de ceza alması gerektiğine,
Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indirim oranına, eksik araştırmaya, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ile katılan …’in bir dönem gayrı resmi şekilde birlikte yaşadıkları, bu birlikteliklerinden … isimli müşterek çocuklarının dünyaya geldiği, nüfus kayıtlarına göre sanığın 02.11.2010 tarihli tanıma senedi ile müşterek çocuğu tanıdığı, tarafların bir süre birlikte yaşadıktan sonra ayrıldıkları, müşterek çocuğun sanık ile birlikte kalmaya başladığı ancak beyanlara göre müşterek çocuğun cuma günleri akşam annesine teslim edildiği ve pazar günü akşam babasına tekrar bırakıldığı, olay günü gece saatlerinde katılan ve sanığın telefonda tartıştıkları, bu tartışmadan sonra katılanın sanığın evine gitmeye karar verdiği, o sırada katılanın yanında yeğeni olan diğer katılan …’ ın da bulunduğu, katılan …’in yanında bıçak ve katılan …’ın yanında satır olduğu, birlikte tanık …’ın sevk ve idaresindeki araç ile saat 05.00 sıralarında sanığın evine geldikleri

katılanın sanığı arayarak aşağıya inmesini istediği sanığın olumsuz cevap vermesi üzerine katılanın bu defa kapı zillerini çalmaya başladığı, apartmanın kapısının açılması üzerine katılanlar … ile … …’ınsanığın dairesinin bulunduğu 6. kata çıktıkları ve kapıyı çalmaya başladıkları, bu sırada annesinin geldiğini anlayan …’un kapıyı açtığı hemen arkasından sanığın kapıya doğru yöneldiği, kapının açılmasıyla birlikte katılanların evin koridoruna girdikleri ve sanık ile karşılaştıkları, tarafların tartışmaya başladığı, sanığın katılanların ellerindeki kesici aletleri görmesi üzerine mutfaktan bıçak aldığı koridorda aralarında bu defa arbedenin yaşandığı, katılanların eylemi sonucunda sanığın yaralandığı ve sanığın kendisine yönelen saldırı üzerine bıçağını savurması ile katılanları yaraladığı anlaşılan olayda, katılanın yaşanan sözlü tartışma neticesinde sabaha karşı yani olağan olmayan bir saatte çocuğu zorla teslim almak amacıyla , yeğeni ile birlikte sanığın evine yanlarına bıçak ve satır alarak birlikte gitmeleri, katılanların sanığın görüşmek istememesine rağmen ikametin önünden ayrılmamaları, müşterek çocuk Adem’in kapıyı açmasıyla birlikte katılanların sanığın ikameti olan meşru alanına ellerinde bıçak ve satır olduğu halde girmeleri, bu anda başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı imkânsız kılacak veya güç hale getirecek haksız saldırının varlığının kabulü, o sırada İskender’in gayrı resmî eşinin ve o eşten olan çocuğunun da evde olması, bu anlamda İskender’in hanesine ve kendisine yönelik saldırının hane halkına yönelmesinin beklenebileceği; katılan sanık …’in diğer katılan sanıkların ellerinde silahtan sayılan bıçak ve satırla kendisine darpta bulunmaları neticesinde mutfaktan aldığı bıçağı kullanarak gerçekleşen ve oluşa göre gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan diğer katılan sanıkların haksız saldırısını o anki koşullara göre saldırı ile eşzamanlı ve orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile diğer katılan sanıkları meşru savunma sınırları içinde yaraladığı kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in olay tarihinden önce birahane çalıştırdığı dönemde katılan … ile tanışarak birlikte yaşadıkları ve bu beraberlikten … isimli çocuklarının dünyaya geldiği ve daha sonra ayrıldıkları, çocuğun sanık ile birlikte yaşadığı, katılanın oğlunu her cuma akşamı saat 17.00’de aldığı, pazar günü de akşam saatlerinde sanığa bıraktığı, yaşı küçük çocuk …’un babası sanığa annesinin kendisini başka eve götürdüğünü, eve erkeklerin geldiğini anlatması üzerine sanığın katılanı arayarak “oğlunu al gör ancak eve geri getir” dediği, olay günü gece saat 05.00 sıralarında katılanın yeğeni olan katılan …’ı yanına alarak sanığın evinin önüne oğlunu almak için geldikleri, yapılan telefon görüşmesinde sanığın çocuğunu aşağıya göndermeyeceğini beyan ettiği, katılanların da daire kapısının ziline bastıkları, evde sanık, birlikte yaşadığı tanık …, oğlu … ve …’dan olan Servet isimli oğlunun bulunduğu, …’un uyanıp annesinin sesini duyunca kapıyı açtığı, sanığın da geldiği, aralarında tartışma çıktığı, katılanların yumruk ve tekme ile sanığı darp ettikleri, kesici alet kullandıkları iddia edilmiş ise de; sanığın olay akabinde alınan raporunda; kesici alet kullanıldığına ilişkin tespitin olmadığı, sanığın elindeki kesici aletle katılan …’i hayati tehlike geçirmesine sebebiyet verecek şekilde yaraladığı, sanığın olayda kullandığı silahın elverişliliği ve katılanda hedef alınan bölge gözönüne alındığında sanığın kastının kasten insan öldürmeye yönelik olduğu ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla sanığın katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Çocuk teslimi konusunda katılan ve sanık arasında anlaşmazlık olduğu ve katılanın gece saat 05.00 sıralarında çocuğunu teslim almaya gelmesi nedeni ile katılandan kaynaklanan haksız tahrik neticesinde eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme tutanağı ve krokisi, Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 12.11.2018 tarihli adli muayene raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
a. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı belirlendiğinden inceleme dışı tutulmuştur.

b. Katılan vekilinin, ceza miktarının az olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 6136 sayılı Yasa’ya göre de ceza alması gerektiğine, sanık müdafinin, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indirim oranına, eksik araştırmaya, suç vasfının kasten yaralama olduğuna yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, katılan tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşıldığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde belirtilen kriterler gözetilerek temel cezanın tayininin isabetli olduğu, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ile engel nedenin varlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan kamu davası bulunmadığından bu hususta karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden,
Gerekçe bölümünde (a) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin itirazı hakkında itiraz merciince bir karar verildiğinden esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE,

B. Sanık … Hakkında Katılan …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünde (b) paragrafında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2020/1699 Esas, 2021/2587 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2023 tarihinde karar verildi.