Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/13274 E. 2011/9757 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13274
KARAR NO : 2011/9757
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3, 51/1-b maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/6. madde gereğince 2 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına dair Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.09.2007 tarih ve 2007/128 esas, 2007/557 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususu tartışılmadığından ve sanığın mahkum olduğu suçun kasıtlı suç olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 02.05.2011 gün ve 24432 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve 2011/196631 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
a-) Kanun yararına bozma, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek ise de, kanun yararına bozma istemine konu edilemezler, nitekim; 14.11.1977 gün ve 3/2 sayılı İBK’da da, erteleme istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir kararı kapsayan, ya da yasal gerekçe gösterilmeden bu isteklerin reddine ya da kabulüne ilişkin olan ve temyiz edilmeden kesinleşmiş bulunan hükümlere karşı, kanuna aykırılıkta bulunulduğundan bahisle, yazılı emir kanun yoluna başvurulamayacağının açıkça belirtildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, maddedeki objektif ve subjektif şartların gerçekleşmesi yanında, “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate” ulaşılması gerektiği, dolayısıyla müessesenin uygulanıp uygulanmaması yönünde hakimin subjektif kanaatinin önem taşıdığı, 6008 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasına eklenen “sanığın kabulü şartı”nın da müessesenin hukuki niteliğini değiştirdiği, kesin hükmün otoritesini kaldıran kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulduğunda, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki hallerde yeniden yargılamanın kabul edildiği, diğer hallerde ilgili dairece karar verilmesinin zorunlu olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının değerlendirilmediğine yönelik bir kanun yararına bozma istemi üzerine,maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yeniden yargılama şartlarının bulunmadığı, bu müessese konusunda karar verme yetkisinin de münhasıran hükmü veren mahkemeye ait bulunması nedeniyle, Yargıtay’ca karar verilemeyeceği, takdire ilişkin bu hususun kanun yararına bozma istemine de konu edilmeyeceği anlaşıldığından, bu nedene ilişkin kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
b) 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasının isabetsiz olduğuna ilişkin kanun yararına bozma talebine gelince, anılan fıkra uyarınca ancak “Belli bir meslek ve sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde” meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, sanığa isnat edilen ve sübutu kabul edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise ancak kasten işlenebileceği dolayısıyla kasten işlenebilen bu suçtan mahkumiyet halinde TCK’nın 53/6. maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, bu nedene ilişkin kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
Adalet Bakanlığı’nın, Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.09.2007 tarih ve 2007/128 esas, 2007/557 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin;
a) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE,
b) TCK’nın 53/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden hükmün CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53/6 maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin çıkartılmasına, infazın buna göre yapılmasına, diğer işlemlerin aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.