YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/322
KARAR NO : 2023/682
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/122 E., 2022/264 K.
DAVA TARİHİ : 17.04.2015
KARAR : Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının müteveffa babası …’den yetim aylığı almakta iken, Kurum tarafından muvazaalı boşandığı gerekçesi ile yetim aylığının kesildiğini, 01.12.2009-30.05.2010 tarihleri arasında ödenen 1.626,25 TL aylık ve 36,93 TL faiz alacağının talebiyle Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/665 esas 2013/356 karar sayılı dosyası ile açılan davanın reddine dair karar verildiğini, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, 04.06.2014 tarihli dilekçe ile Kurumdan yeniden yetim aylığının bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi talebinde bulunduğunu, bu arada davacının annesinin vefatı nedeniyle annesinden yetim aylığı bağlandığını, ancak bu aylığında Kurum tarafından muvazaalı boşandığı gerekçesi ile kesildiğini belirterek, davacının Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/665 Esas sayılı 2013/356 Karar sayılı dosyası ile iptal edildiğinin tespitine, davacının babası …’den almakta olduğu ve kurumca kesilen yetim aylıklarının ve 01.11.2008 tarihinden itibaren ödenmesine, annesi … ‘den aldığı ve kesilen yetim aylığının kesilmesi işleminin iptaline, tekrar bağlanmasına, 01.11.2013 tarihinden itibaren yetim aylıklarına yasal faiz ödenmesine, 01.11.2013-30.11.2014 tarihleri arasında 13.402,33 TL aylık ututarı ile 558,67 TL faiz olmak üzere toplam 13.961 TL borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/287 E. 2016/22 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya annesi ile babasından dolayı bağlanan aylıkların iptaline ilişkin, kurum işleminin iptaline, davacıya ödenen aylıklardan dolayı davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından kesilen aylıkların kesilme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 21.05.2018 tarihli ve 2016/8180 E.2018/4974 K. sayılı ilamında, Kurum işlemine dayanağı olan Kurum denetmen raporunun celbedilmesi, davacıya annesinden dolayı hak sahibi sıfatıyla hangi dönemlerde aylık ödemesi yapıldığının Kurumdan sorulması ile birlikte yaşama olgusunun mevcut olup olmadığının ayrıntılı şekilde belirtilen usulde araştırılmak suretiyle sonucuna göre birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi yönünde, karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 18.06.2020 tarihli ve 2018/488 E. 2020/88 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 03.03.2021 tarihli 2020/9898 E. 2021/2582 K. sayılı ilamında; mahkemece eksik araştırma yapıldığı belirlenerek adres geri izleme belgelerinin istenmesi, muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, davacı ve eşinin ikamet ettiklerini beyan ettikleri adreslerde dava konusu dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları hususunda bölge-bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü-Jandarma Komutanlığı araştırması yapılması, beyan edilen bu adreslerde tespit edilecek komşu/komşu işyeri, apartman yöneticisi, kapıcı olan kişilerin tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “…davacı adına ağustos 2014 sonrasında elektrik ve su abonelik kaydı bulunup boşandığı eşi adına kayıt bulunmaması, aynı tarihlerde aynı hastanelere gidip 2009–2014 yılları arasında aynı ve yakın tarihlerde aynı doktora gidip aynı eczaneden ilaçlarını almaları, 2008 yılı mayıs ayına kadar adreslerin ortak olması, adres kayıt sisteminde davacı adresi olarak gözüken aslanbucak mahallesi 175 sok. Adresinde davacının eltisinin ikamet ettiğinin, davacının burada ikamet etmediğinin, posta adresi olarak kullandığının tespit edilmesi, kamu tanığı muhtarın 10 yıl önce birlikte yaşama beyanı mevcut olup bu tarihin boşanma tarihinden çok sonraya ilişkin olması, zabıta araştırması, komşu tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında davacının muvazaalı boşanmadığını ispat edemediği, böylece annesinden dolayı bağlanan aylık nedeniyle borç çıkarılması işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların ödenmesi, babasından dolayı yeniden aylık bağlanması, ödenmeyen aylıkların ödenmesi taleplerinin yerinde olmadığı kanaati…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemece toplanan delillerin davacı lehine olup birlikte yaşama olgusunun olmadığına yönelik deliller olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Kanunun 56 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…