YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9993
KARAR NO : 2023/18305
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2021 tarih ve 2016/130392 sayılı Tebliğnamesi ile sanık hakkındaki hükmün onanması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; önceki savunmasını tekrar ederek, olayın polisten kaçtığı sırada apartman köşesinde çarpışmaları sonucu oluştuğu, görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlemediği, şikayetçi polis ile aralarında husumet olduğu, şikayetçinin ve tanığın beyanlarını kabul etmediği, hakkında iftira atıldığı, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan şikayetçinin gece devriye görevi yaptığı sırada, cam kırılma sesinin duyulması üzerine bakmak için olay yerine geldiğinde, sanık …’ın yüzü atkı ile sarılı ve ellerinde eldiven olduğu halde iş yerinin camından çıktığı (hırsızlık olayına ilişkin ayrı bir soruşturma dosyasının olduğu ve hazırlığın 2015/903 sırasında kayıtlı olduğu belirtilmiştir), sanık …’ın üzerinde silah olduğu ve kaçmak istediği sırada şikayetçi … ile kafa kafaya çarpışması sonucunda şikayetçiyi basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilir şekilde yaraladığı şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece, sanığın yakalanmamak için polis memuru şikayetçiye kasten çarparak cebir uyguladığı, bu şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
V. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
İncelemeye konu olayda; Yerel Mahkemece sanığın yakalanmamak için polis memuru şikayetçiye kasten çarparak cebir uyguladığı kabul olunarak atılı suçu işlediği kabul olunmuş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında, olay sırasında çarpıştıklarını, görevi yaptırmamak için direnme kastının olmadığını söylemesi, şikayetçinin soruşturma aşamasında alınan “…sahsı yakalayarak etkisiz hale getirmek istedim. Bu esnada bana çarparak kaçmaya çalıştı ve beraber yere düştük…” şeklinde beyanda bulunması, kovuşturma aşamasında ise, “… kendisini yakalamak istediğim sırada yönünü bana dönünce çarpıştık ve ikimizde yere düştük…” şeklindeki beyanı karşısında, sanığın suç kastının tespitine yönelik şikayetçinin aşamalardaki anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden, eylemi ne şekilde kasten gerçekleştirdiği açıklanmadan eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüş ve yukarıda açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.