YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1725
KARAR NO : 2023/917
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1452 E., 2020/484 K.
4…. 5…. 6….
7.Dilan Kaya 8.Yeter Şahin vekilleri Avukat …
2…. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 18/02/2013
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/82 Esas, 2018/784 Karar
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın davalılardan … vekilinin duruşmalı olarak temyiz etmesi ve davacılar vekili tarafından da temyiz cevap dilekçesinde duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.11.2021 tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılardan … adına Av. …, Av. …, Av. … geldiler. Davacılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve talep arttırım dilekçeleri ile davacı kazalı … için iş göremezlikten kaynaklanan 673.705,73 TL maddi, 1.000,00 TL yol, 4.200,00 TL tedavi gideri ve 50.000,00 TL manevi, davacılar anne Bedriye ve baba Kıyaseddin için 5.000,00’er TL manevi, diğer davacı kardeşler için 3.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı gerçek kişi … yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıların iş kazasının meydana gelişinde kusurları bulunmadığını, davalı …’ın iş kazasından bu yana davacı kazalı … ve ailesine gerekli maddi manevi desteği sağladığını, davacı … ‘in tedavi masraflarını ve diğer tüm giderlerini karşıladığını, davacı …’in yakınları için talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kazalı … lehine iş göremezlikten kaynaklanan 673.705,73 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar anne-baba ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı gerçek kişi … yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan tazminat tutarlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığını, kazalının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı gerçek kişi … yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan tazminat tutarlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığını, kazalının tespit edilen sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi, sigortalının yakınlarının ise manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Somut olayda, dava tarihinin 18.02.2013 tarihi olduğu, dava açıldıktan sonra ve fakat ilk derece mahkemesi tarafından karar verilmezden önce davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiği ve keyfiyetin 26.09.2014 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa (başka bir dava nedeniyle yapılmış olan ihyanın eldeki dava dosyasına etki etmeyeceği hususunu gözeterek) davalı şirketi iş bu dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davalı …’in sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Temyiz harcının istek halinde davalı …’e iadesine,
Davalı Avukatı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…