YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6459
KARAR NO : 2010/2376
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
…’yı kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21/01/2008 gün ve 216/4 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Kasten insan öldürmeye kalkışma suçu yönünden;
a)Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın tabancayla 5 kez ateş ettiği, mağdurun sağ kalçasından girip batın bölgesinden çıkan merminin sigmoid kolonda serömuskuler yaralanmaya ve hayati tehlike geçirmesine neden olduğu olayda; teşebbüs nedeni ile 9 ila 15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak hapis cezasının üst sınıra yakın tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, 10 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b)Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, eksik incelemeye, tahrik olduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 14/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.