YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10931
KARAR NO : 2023/18452
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
Suç ve karar tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük şikâyetçiye duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara gelmediği ve yöntemine uygun şekilde katılma talebinde bulunulmaması sebebiyle şikâyetçi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi, verilen mahkûmiyet kararının usul ve Yasa’ya aykırı olduğuna, vesaireye yöneliktir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihi üzerinden 3 yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağına yöneliktir.
3. Şikâyetçi vekilinin temyizi, hakaret suçundan verilen beraat kararının hatalı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, şikâyetçinin babası olduğu, olay günü aralarında yaşanan anlaşmazlık neticesinde sanığın, şikâyetçinin çalıştığı iş yerine giderek şikâyetçiyi basit tıbbı müdahale ile giderilebilir mahiyette yaraladığı olayda; alt soya karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. Sanığın, şikâyetçiye sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında ise; üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmaması sebebiyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davaya usulünce katılmayan şikâyetçinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddeleri uyarınca şikâyetçi … vekilinin Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın ikrar içeren savunması, şikâyetçi anlatımı, şikâyetçinin yaralanmasına ilişkin adli rapor, tarafların baba oğul olduklarına ilişkin nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sübuta erdiğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas alınan hükmün 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin (f) bendi uyarınca fidan dikme ve bu fidanların bakımından sorumlu tutulmasına yönelik kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya dair seçenek yaptırım kararı olduğu ve anılan maddenin beşinci fıkrasına göre uygulamada asıl mahkûmiyetin tedbir olduğunun belirtilmesi karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1. Suç ve karar tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük şikâyetçiye duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara gelmediği ve yöntemine uygun şekilde katılma talebinde bulunulmayıp katılan sıfatını kazanmadığı anlaşıldığından, şikayetçi vekilinin kararı temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında “sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.