YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4310
KARAR NO : 2023/4198
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/78 E., 2019/186 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karardavalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda karar yeniden bozulmuştur.
Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı …’in yanında çalışmaya başladığı 03.06.1987 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. Cevap
1.Davalı … davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafından, diğer davalıya ait işyerinde 03.06.1987 tarihinden itibaren 3 ay kadar çalıştığının tespiti hususunda talepte bulunulmuşsa da; kurumumuzdaki mevcut kayıtların tetkikinden; davacının tespit talep ettiği dönemde davalı işveren nezdinde sigortalı çalışması bulunmadığı, tespit edilmiştir. Sigortalılık için fiili çalışma şart olup, davacının davalıya ait iş yerinde çalışacağına dair verilmiş işe giriş bildirgesi mevcut olsa da, bu tek başına fiili çalışmanın delili olarak kabul edilemeyeceği, davacının tespit istediği dönemin üzerinden 5 yıldan fazla sürenin geçmiş olduğunu, bu haliyle tespit istenilen sürenin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmiş olduğundan ve ayrıca davalıya ait işyerinde fiili çalışması bulunmadığından açılan davanın gerek esastan gerekse de hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
III. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 15.07.2016 tarihli ve 2014/92 -2016/241 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının …’e ait … sicil nolu işyerinde 03.06.1987 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 03.06.1987 tarihi olduğunun tespitine,dair karar verilmiştir.
IV. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 26.12.2016 tarih ve 2016/18789 – 2016/15554 Esas ve Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda; davacının, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı’na sunduğu 11.06.1987 tarihli dilekçe ile 1986 – 1987 yaz dönemi için staj oluru aldığı, ancak davacının 03.06.1987 tarihinde işe başladığına dair verilen işe giriş bildirgesinin 03.07.1987 tarihinde davalı Kurum’a verildiği, davacının Mersin’de bulunan işyerinde 3 ay çalıştığını iddia ettiği, stajını yapıp yapmadığının, yapmış ise nerede yaptığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece; davacının 03.06.1987 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinde eylemli çalışmasının bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; 11.06.1987 tarihli dilekçe gereğince davacının 1986 – 1987 yaz dönemi stajını hangi tarihler arasında ve nerede yaptığını araştırmak, talep edilen tarihte işe giriş bildirgesindeki işyerine komşu olan işyeri sahipleri ile çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları zabıta marifeti ile tespit ederek dinlemek, davacı tanıklarının sicil dosyalarını ve hizmet cetvelerini dosya arasına almak ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile davacının talep edilen tarihte eylemli çalışması bulunup bulunmadığını tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya koymaktan ibarettir. “denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 25.05.2017 tarih ve 2017/11 -2017/136 Esas ve Karar sayılı kararı ile dosyadaki ücret bordrolarına göre; 1-Davanın kabulüne, davacının … ait … sicil nolu işyerinde 03.06.1987 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 03.06.1987 tarihinin olduğunun tespitine,
2-Davacı tarafından davalı işveren hakkında açılan davayı takip etmeyeceği bildirilmiş olduğundan davalı işveren … hakkında açılan davanın HMK 150 inci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 15.03.2018 tarih ve 2017/4173 -2018/2392 Esas ve Karar sayılı ilamı ile ” Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 23.06.1964 doğumlu davacının, bildirgedeki işe giriş tarihi olan 03/06/1987 tarihinde 23 yaşında olduğu, 03.06.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin … Akdeniz/Mersin adresindeki, … sicil nolu davalı …’e ait işyerinden 03.07.1987 tarih ve 224649 varide numarasıyla Kuruma verildiği, Bilirkişi tarafından imzanın davacıya ait olmadığı kanaatine varıldığı, işyerine ait 1986/2.dönem bordrosunun verilmediği, hizmet cetvelinde çalışmasının 03.02.1997 tarihinde başladığı, … sicil nolu davalı …’e ait işyerinin 03.06.1987 -30.06.1987 tarihleri arası kanun kapsamında olduğu, mahkemenin kabule dair ilk kararının Dairemizin 26.12.2016 tarihli kararıyla araştırmaya yönelik bozulduğu, bozma ilamında; “ Mahkemece yapılacak iş; 11.06.1987 tarihli dilekçe gereğince davacının 1986 – 1987 yaz dönemi stajını hangi tarihler arasında ve nerede yaptığını araştırmak, talep edilen tarihte işe giriş bildirgesindeki işyerine komşu olan işyeri sahipleri ile çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanları zabıta marifeti ile tespit ederek dinlemek, davacı tanıklarının sicil dosyalarını ve hizmet cetvelerini dosya arasına almak ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile davacının talep edilen tarihte eylemli çalışması bulunup bulunmadığını tereddüte mahal bırakmayacak derecede ortaya koymaktan ibarettir.” hususlarına yer verildiği, Bozma ilamı gereğince, davacının staj yaptığı tarihlerin tespiti için yazılan müzekkere cevabında davacının 06.07.1987-20.08.1987 tarihleri arasında staj yaptığının bildirildiği, komşu işyeri çalışanlarının tespiti için yazılan müzekkere cevabında ise komşu işyeri çalışanının tespit edilemediğinin bildirildiği,ancak dinlenen iki tanığın sigorta kayıtlarının yine getirtilmediği, dolayısıyla bozma gerekçesinde belirtilen tüm eksikliklerin yerine getirilmediği, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık,fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının sigorta sicil numarasının Kurumun hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, tanıkların sigorta kayıtlarını,vergi kayıtlarını ve işyeri tescil kayıtlarını getirterek beyanlarının içeriğini sorgulamak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. ” denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının, … sicil nolu davalı …’e ait iş yerinde çalıştığı, işyerinin 03.06.1987 tarihinde 506 saylı kanun kapsamına alındığı ve davacının işe başladığına dair usulüne uygun düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin davalı kuruma intikal ettirildiği, davalı işyerinin tespit istenen dönemde işyerinin yaşa kapsamında olduğu, dinlenen tanıkların, davalı işveren yanında hizmet akdine gerçek çalışmasının bulunduğuna dair beyanları ve Yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına verilen sigortalı işe giriş bildirgesinin ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde olduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmamasının, davacının çalışmadığına ilişkin delil olarak değerlendirilemeyeceği, bozma ilamı kapsamında hizmet döküm cetvelleri getirtilen ve davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği halde beyanları ile hizmet döküm cetvelleri çakışan davacı tanıklarına yeniden davetiye çıkarılmış, dinlenen tanık beyanlarında 2 tanığın da aynı muhasebe bürosunda çalıştığı, ancak işlerini yaptıkları mükelleflerin yanında sigortalı göründükleri, bu durumun davalının da defterlerini tutmalarına engel bir durum oluşturmadığı muhasebe bürosu olarak hem davalının hemde başka mükelleflerin işlemlerini yerine getirdiği, bu nedenle başka başka yerlerde sigortalı göründükleri anlaşılmış, bozma öncesi beyanlarında benzer ve tutarlı olduğu anlaşılmakla beyanlarına itibar edilmiş ve birlikte değerlendirildiğinde davacının 03.06.1987 tarihinde davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı ve sigortalı olarak çalışmaya başladığının kabulü gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne davacının …’e ait … sicil nolu işyerinde 03.06.1987 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 03.06.1987 tarihi olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,davacının sigorta başlangıç tarihinin 03.06.1987 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 6, 79 ve 108 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.