Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10573 E. 2023/18402 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10573
KARAR NO : 2023/18402
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; usul ve yasaya aykırı olan kararı temyiz ettiğine ve re’sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahiliye bölümünün acil servisinde görevli doktor olduğu, sanığın annesini muayene ettirmek amacıyla getirdiği hastanede mağdurla aralarında çıkan tartışmada mağdura yönelik “Seni sinkaf ederim….” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada, mağdurun aşamalardaki uyumlu beyanlarının tanıklar Y.Ü. ile A.Y. tarafından doğrulanması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. Tanıklar Y.Ü. ile A.Y.’ nin beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalardaki uyumlu ve istikrarlı beyanları ile tanıklar Y.Ü ile A.Y.’nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair, suç tarihi itibariyle sanığın sabıkasında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden verilmesine engel olduğunun anlaşılması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden seçimlik cezalarda temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda hakaret eyleminin acil servisin neresinde gerçekleştiği tespit edilip anılan Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3. Sanığın aşamalarda, kanser hastası olan annesine mağdur tarafından “Lan” şeklinde hitap edilerek kovduğu şeklindeki beyanının tanık A.Y. tarafından sanığın mağdura yönelik “Anneme nasıl lan dersin” dedikten sonra hakaret ettiği şeklinde beyanda bulunarak doğrulaması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4. Sanığın sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, 6545 sayılı Yasa’nın 72 nci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik getiren düzenlemenin, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi dikkate alındığında; sanığın sabıkasında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlarının engel oluşturmaması karşısında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasını talep eden sanık hakkında; ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tartışılmaması,
5. Kabule göre de,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.