Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6943 E. 2023/3790 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6943
KARAR NO : 2023/3790
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2021/7 K.
KARAR : Davalı … aleyhine açılan davanın husumet
yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın
kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 646 parsel sayılı 5.560,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 154 ada 1 parsel numarasıyla ve 5.168,38 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına tapuda kayıtlı eski 647 parsel sayılı 3.840,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 154 ada 2 parsel numarasıyla ve 4.034,07 metrekare yüzölçümlü olarak; mera vasfıyla özel sicilinde kayıtlı 697 parsel sayılı 65.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 154 ada 38 parsel numarasıyla ve 65.168,41 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, tapu kaydındaki yüzölçümü gibi düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosuna itiraz davalarında yüzölçümünde artış olan parsel maliklerine karşı davanın açılması gerektiğini, Kadastro Müdürlüğüne yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2013/172 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli 154 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile, 154 ada 2 ve 38 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının gösterildiği 30.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide kesik hatla çizilen ve (X) işareti ile gösterilen sınırların ve bu sınırları oluşturan 1540184 ve 154180 nolu noktaların iptal edilerek, krokide gösterilen P.155, 1881 ve N1 nolu noktaların tespitine ve krokide düz hatla çizilen sınırların kadastro paftasında gösterilmesine, uygulama kadastrosu ile 154 ada 38 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakılan ve (A) harfi ile gösterilen 127,60 metrekarelik bölümün 154 ada 38 nolu parselden ifraz edilerek 154 ada 1 nolu parsel ile tevhid edilmesine, çekişmeli 154 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 65.040,81 metrekare yüzölçümlü olarak özel siciline tesciline, 154 ada 1 parsel sayılı (eski 646) taşınmazın 5.568,79 metrekare yüzölçümlü olarak; 154 ada 2 parsel sayılı (eski 647) taşınmazın ise 3.926,26 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/216 Esas, 2019/7103 Karar sayılı kararı ile; “çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan ve paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz ile eski 697 yeni 154 ada 38 parsel sayılı mera parseli yönünden yasal hasım durumunda bulunan ilgili kamu tüzel kişiliğinin hasım olarak yer alması zorunlu olduğu halde mahkemece bu hususun göz ardı edilerek, usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esasına girilemeyeceği belirtilerek; Mahkemece …’nı ve taşınmazın bulunduğu İlçe Belediye Başkanlığını davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalılardan davaya ilişkin savunmaları ve delillerinin sorulması, bildirmeleri halinde delilleri toplanması, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilerek İlk Derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yol, mera ve dere ile olan sınırının geçerli sınır, 154 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile olan müşterek sınırının kısmen geçerli sınır, kısmen de sabit olan tel çitin alınması gerektiğinin bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının taşınmazında meydana gelen azalmanın bir kısmının yoldan kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sırasında tespit edilen sınır ve yüzölçümünün hatalı olduğu” gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, çekişmeli 154 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile, 154 ada 2 ve 38 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının gösterildiği 30.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide kesik hatla çizilen ve (X) işareti ile gösterilen sınırların ve bu sınırları oluşturan 1540184 ve 154180 nolu noktaların iptal edilerek, krokide gösterilen (P.155), (1881) ve (N1) nolu noktaların tespitine ve krokide düz hatla çizilen sınırların kadastro paftasında gösterilmesine, uygulama kadastrosu ile 154 ada 38 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakılan ve (A) harfi ile gösterilen 127,60 metrekarelik bölümün bu parselden ifraz edilerek 154 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile tevhid edilmesine, 154 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 65.040,81 metrekare yüzölçümlü olarak özel siciline tesciline, 154 ada 1 parsel sayılı (eski 646 parsel) taşınmazın 5.568,79 metrekare yüzölçümlü olarak; 154 ada 2 parsel sayılı (eski 647 parsel) taşınmazın ise 3.926,26 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine vekili ve … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, karar vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, müvekkili Belediye Başkanlığı yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden … Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.