Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1515 E. 2023/4103 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1515
KARAR NO : 2023/4103
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2016/70 Esas, 2017/351 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 448 … maddesi, 463 üncü 59 uncu maddesi, 31 ve 33 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/855 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 448 … maddesi, 65 … maddesinin üçüncü fıkrası, 59 uncu maddesi, 31 ve 33 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/855 Karar sayılı kararının sanıklar müdafilerince temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 28.02.2022 tarih, 2021/12861 Esas, 2022/1571 Karar sayılı ilamı ile ”Sanık … hakkında alt sınırı 5 yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren suç nedeniyle 25.06.2018 tarihli duruşmada müdafii hazır edilmeden mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması”
nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/532 Esas, 2022/1136 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 448 … maddesi, 65 … maddesinin üçüncü fıkrası, 59 uncu maddesi, 31 ve 33 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.02.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri; sübuta, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.14.09.2004 tarihinde İstanbul ili Sultangazi ilçesi Cebeci Mahallesindeki boş bir arsada maktul …’a ait cesedin bulunduğu, otopsi raporuna göre maktulün vücuduna bir adet kurşun isabetinin olduğu, ayrıca maktulde uyuşturucu madde bulunduğu, maktulden çıkartılan bir adet mermi çekirdeğinin 7.65 mm çapındaki bir tabancaya ait olduğunun belirtildiği, olayın … bir süre faili meçhul olarak kayıtlara geçtiği, olay günü maktulün yanında sanıklar …, … ve … isimli şahısların bulunduğu, … isimli şahsın 16.11.2004 tarihinde bir başka olayda öldürüldüğü, olay gün ve saatinde maktulün yanında sanıklar … ile … in bulunduğunun anlaşılması üzerine soruşturmanın genişletildiği ve yeniden beyanlarının alındığı, beyanlarında aslında maktulü ölen …’ın öldürdüğünü, kendilerinin korktuğu için bunu kimseye söyleyemediklerini, olayın haraç paylaşımı meselesinden kaynaklandığı, maktulün vücudunda bir adet ateşli silah mermi yarasının ve çok sayıda lezyonun bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 25.10.2004 tarihli raporuna göre ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafa kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği, suça konu olayda tek bir silah kullanılmış olması diğerlerinin silahla ateş etmediklerinin kabul edilmesine göre müstakil failin Esas No : 2023/1515

belli olmadığı bu nedenle sanıkların asli faili belli olmayan öldürme suçunun fer’i fail olduklarının kabulü hak ve nesafete daha uygun olduğundan bu bağlamda sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK’nin 448,65/3,59,31,33 maddeleri kapsamında kaldığı, 765 sayılı yasanın 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmakta ise de; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa bakımında yapılan değerlendirmede; 5237 sayılı yasada 765 sayılı yasanın 463 üncü maddesine benzer bir düzenleme getirilmediği, aksi sabit olmayan sanık savunmalarına göre olaydan 2 ay kadar sonra başka bir olayda öldürülen suç arkadaşları Mahmut ile birlikte her iki sanığın fikir ve eylem birliği içinde hareket edip fiil üzerinde hakimiyet kurarak öldürme suçunu işledikleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) kapsamında sanıkların asli fail oldukları, eylemlerinin ise 5237 sayılı Kanun’un 81 ve 62 nci maddelerine uygun düştüğü, öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 81 … maddesine göre müebbet hapis, 62 nci maddenin uygulanması ile de 25 yıl hapis cezası verilmesi gerektiği bu nedenle 765 sayılı Kanun’un hükümlerinin sanıklar lehine olduğu anlaşılmakla her iki sanığın daha lehe olan ve suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun’un 448 …, 65 … maddesinin üçüncü fıkrası, 59 uncu, 31 ve 33 üncü maddeleri kapsamında cezalandırılmalarına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıklar Müdafilerinin Sübuta, Delillerin Hatalı Değerlendirildiğine, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/532 Esas, 2022/1136 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.06.2023 tarihinde karar verildi.