YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/957
KARAR NO : 2023/4982
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2015/673 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle; sanık hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/3734 Esas, 2019/11879 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
“a) Hafif (1.) derecede kırık için (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Tanık M.Ç.’nin dinlenilmesi ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılması, şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği takdîrde, şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması,
c) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2019/951 Esas, 2022/1467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 ncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; yaralama kastının olmadığına, suçun manevî unsurunun oluşmadığına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik hükümlerinin dikkate alınması, beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık … ile mağdur arasında ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu, sanığın hortumla mağduru darp ederek hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, kavganın diğer taraflarının anlatımları, adlî muayene raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.09.2009 tarihli adlî muayene raporu ile sanığın eylemi neticesinde mağdurun; “Solda 7. kot fraktürü olduğu, darp yaralanması sonucu oluşan 1 adet kot
fraktürü arızasının, basit tıbbî müdahele ile giderilemeyeceğini, kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığını, şahısta saptanan kırığın hayatî fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun,” tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın; yaralama kastının olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, haksız tahrik hükümlerinin dikkate alınması, beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Ayrıntıları Olay ve Olgular kısmında (1) numaralı paragrafta açıklandığı şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayda ve Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmının içeriği karşısında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mağdurun aşamalardaki beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği, sanığın ikrarı, sanıkla beraber olaya karışan diğer tarafların anlatımları karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun tüm unsurlarının oluştuğu, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmayıp asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık lehine uygulanmayan hükümler yönünden Mahkemece yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşılmakla, sanığın anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönlerden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2022 tarihli ve 2019/951 Esas, 2022/1467 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.