YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7063
KARAR NO : 2023/2582
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda,bozma kararına uyularak Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.DAVA
Davacı; … ili, Merkez ilçe, … köyünde bulunan kuzeyinde;tapulama harici alan ve sonrasında 187 parsel, doğusunda; 207 nolu parsel, batısında; tapulama harci alan ve sonrasında 185 parsel, güneyinde; 186 nolu parsel ile çevrili taşınmazı, beden gücüyle çalışarak temizleyip düzelttiğini, tarım arazisine dönüştürdüğünü ve 20 yıldan fazla bir süreden beri nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinde bulundurduğunu ve taşınmazı tarım arazisi olarak işlettiğini, taşınmazın zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek sınırları belirtilen alanın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle kadastro çalışmaları esnasında tespit harici bırakıldığını, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece;tanık anlatımları ve mahalli bilirkişi beyanlarından bu yerlerin davacı tarafından imar ve ihya edildiği ve zirai bilirkişilerce bu yerlerin özel mülkiyete haiz yerlerden olduğunun belirlendiği, fen ve harita bilirkişilerince 1999 yılında A ve D ile belirtilen kısımlarda imar ve ihyanın olduğunun tespit edildiği, 1979-1980 yıllarından itibarena imar ve ihya edilerek nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile tarım arazisi olarak kullanıldığı ve imar ve ihya sonucu zilyetlik şartının gerçekleştiği, fen bilirkişilerinin raporlarında B ve C ile gösterdiği kısımlar yönünden ise bilirkişilerin ortak görüşleri ve yapılan gözlemde, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken, tarıma elverişsiz alanlar olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile07/03/2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda ” A ” ile gösterilen 4474,64 m² ile, “D” ile gösterilen, 1.300,74 m²’lik alanın oluşturulacak yeni parsel numarası ile davacı adına tapu kayıt ve tesciline, aynı raporda “B” ile gösterilen 7232,78 m²’lik alan ile 2161,86 m²’lik alan hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 24.03.2016 tarihli 2015/576 Esas,2016/3156 Karar sayılı kararı ile kadastro çalışmaları sırasına tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında TMK’nin 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve haritasına göre gerekli ilanların yöntemine uygun bir biçimde yapılmadığı, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal üç aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle sair hususların incelenmeden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;yasal ilanlar yaptırıldığı, ilan tutanakları dosya arasına alındığı ve yasal üç aylık sürenin dolması beklenerek bozma kararı öncesi karara atıf yapılarak davanın kısmen kabul,kısmen reddi ile 07/03/2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda ” A ” ile gösterilen 4474,64 m² ile, “D” ile gösterilen, 1.300,74 m²’lik alanın oluşturulacak yeni parsel numarası ile davacı adına tapu kayıt ve tesciline, aynı raporda “B” ile gösterilen 7232,78 m²’lik alan ile 2161,86 m²’lik alan hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz başvuru dilekçesinde;dava konusu edilen ve yerel mahkemece davacı adına tesciline karar verilen kısımlarla ilgili olarak davacının bu kısma ne şekilde zilyet olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının ne suretle bu şahıs lehine gerçekleşip tamamlandığı hususları yeterince araştırılmadığını, Harita Mühendisi ve Fen Bilirkişisi tarafından sunulan bilirkişi raporundan dava tarihi itibariyle 20 yıllık zilyetlik koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşıldığını, ziraatçi bilirkişilerin arazinin kadim tarım arazisi olduğu yönündeki tespitinin kabulü mümkün olmadığını, raporların çelişki olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm, usul ve yasaya aykırı olduğunu, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da farklı olmasının yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesiyle HMK’nin buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yarattığını, dava konusu edilen taşınmazların Hazine adına tescili talep edildiğini, Mahkemece bu talep ile ilgili herhangi bir karar da verilmediğini,davanın kısmen reddedilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini,dava konusu edilen bütün taşınmaz kısımlarının değerinin hesaplanarak,tamamı üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesinde; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinde; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.’’ hükümleri yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1.Dava konusu yerde kadastro çalışmaları 13.09.1976 tarihinde başlanılmış kadastro 20.02.1979 tarihinde kesinleşmiştir. Tapulama çalışmaları sırasında söz konusu yer kullanılmadığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilerek kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Fen bilirkişileri ve harita mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda;1985 tarihli hava fotoğrafları incelenmiş dava konusu taşınmaz üzerinde A, B, C, D ile gösterilen alanlarda imar ve ihyanın bulunmadığı, 1999 tarihli hava fotoğrafının incelenmesi neticesinde A, B ve D ile gösterilen alanlarda imar ihyanın bulunduğu bildirilmiştir. Ziraat bilirkişisi raporunda ise A ve D ile gösterilen alanlarda 30-40 yıldır tarımsal faaliyetin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece çelişkili raporlara dayanarak karar verilmiş, dava konusu taşınmazın komşusu olan 184 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanakları ile birlikte getirtilip dosya arasına alınmamış, talep edilen tüm kısımlar yönünden harç tamamlatılmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın komşusu olan 184 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanakları ile birlikte getirtilmeli, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2012 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra fen elemanı ve jeodezi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak, temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak; çekişme konusu yerlerin önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi ile birlikte ayrıca ziraat bilirkisinde çekişmeli taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde, imar-ihya öncesi ve sonrası nitelikleri ile imar-ihyalarının hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi ve kullanım durumunu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirleyen raporlar alınması, çelişkilerin giderilmesi;dava konusu yapılan tüm taşınmazların değeri belirlenerek harç tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam edilmeli,toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasa’nın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.