Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/1606 E. 2023/6145 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1606
KARAR NO : 2023/6145
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/19 Esas, 2016/272 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2007 tarihli ve 2005/32886 Soruşturma, 2007/8190 Esas, 2007/5630 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2012 tarihli ve 2012/296 Esas, 2012/610 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. Katılan vekilinin temyizi üzerine beraat hükümleri Dairemizin 27.06.2014 tarihli ve 2013/2915 Esas, 2014/7169 sayılı Kararı ile sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçla ilgili yargılama ve delillerin değerlendirilmesi görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
4. İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/372 Esas, 2014/388 sayılı Kararı ile eylemlerinin zimmet suçunu oluşturabileceğinden bahisle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılama yapılmak üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
5. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/272 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyizi, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmasına rağmen verilen beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiin temyizi, vekalet ücretine hasrendir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan …’nın Büyükçekmece …. Şubesinde gişe memuru, …’ın ise dağıtıcı olarak görev yaptıkları, sanıkların şüpheli hesap hareketlerine rastlanılan iki posta çeki hesabını para çekme işlemleri öncesi ve sonrasına denk gelecek şekilde sistem üzerinden sorguladıkları ancak hesaplardan para çeken kişi ya da kişilere bilgi sızdırdıkları ve para çeken faili meçhul şahıslarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle zimmet suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de; mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıkların atılı suçu işledikleri sabit görülmediğinden beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık … hakkında benzer eylemleri nedeniyle zimmet suçundan kamu davası açıldığı, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2013 tarihli ve 2006/359 Esas, 2013/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği ve bahse konu kararın sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.11.2018 tarihli ve 2015/6167 Esas, 2018/9361 sayılı Kararı ile onandığı tespit edilmiş olmakla, kesinleşmiş olan bu dosyanın onaylı ve okunaklı bir suretinin dosya arasına alınmasından sonra, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığı, dava konusu eylemlerin tümüyle aynı olması halinde davanın reddine karar verilip verilmeyeceğinin ya da sübutu halinde farklı eylemler yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık … lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/272 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.05.2023 tarihinde karar verildi.