Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4210 E. 2023/4372 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4210
KARAR NO : 2023/4372
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/418 E., 2022/366 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/148 E., 2021/686 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 05.10.2018 tarihinde davalıya ait binanın inşaatının duvar örme işi yaptığı sırada iş kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle omurgasında kırık meydana geldiğini ve kalıcı sakatlık oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin beton ve prefabrike alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacının abisi olan … isimli kişi ile kendi nam ve hesaplarına duvar örme işi yapan şahıslar olduğunu, davacının müvekkili şirketin işçisi statüsünde olmadığını, davacının abisi … ile birlikte duvar ustası olarak çalışmakta olduğunu, müvekkili şirket ile şirkete ait fabrikanın duvar örme işlerini bedel karşılığı aldığını ve işe başladıkları ilk gün davacının kaza geçirdiğini, müvekkili şirketin bu kaza sebebi ile maddi ve manevi sorumluluğu bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 05.10.2018 tarihinde davalıya ait iş yerinde çalışırken, duvar örme işlemi yaptığı sırasında 1,5 metre yükseklikten düşmesi sonucu meydana gelen kazada yaralandığı, iş kazası sebebiyle davacının % 32 oranında malul kaldığı, kusur raporlarına göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin % 80 oranında, davacı …’ın ise % 20 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına ve SGK tarafından yapılan ödemelere göre davacının zararının bilirkişi tarafından 330.249,50-TL olarak hesaplandığı, iş kazasındaki tarafların kusur oranları, davacının ekonomik ve sosyal durumu, yaşı itibariyle iş kazası sonucu yaralanmasının gelecekteki hayatına etkileri gibi etkenler birlikte değerlendirilerek manevi tazminatın miktarının tayin edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 330,249,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasındaki hukuki durumun tespiti hususunda hatalı değerlendirme yapıldığı, davalı şirketin beton ve prefabrik alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu, davacı ile abisi olan … isimli kişinin ise kendi nam ve hesaplarına duvar örme işi yapan şahıslar olduğu, şirketin işçisi statüsünde olmadıkları, üst işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı, kusur oranlarının tespiti hususunda düzenlenen bilirkişi raporunun isabetli olmadığı, sürekli iş göremezlik oranının gereğince belirlenmediğinden bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu iş kazasının, davacının iş yerindeki duvar inşaatı esnasında çalışmakta iken üzerine çıktığı panelin kırılması üzerine yaklaşık 2,5 metre yüksekten düşme şeklinde meydana geldiği, davacının kaza tarihi itibariyle davalı işveren tarafından işe giriş işlemlerinin yapıldığı, kaza tarihi olan 05.10.2018 tarihli iş akdinin öncesi eğitim, iş güvenliği vs evraklarının düzenlendiği, buna karşın davacının kardeşi ile kurulduğu iddia olunan hukuki ilişkiye dair yazılı bir delil bulunmadığı; öte yandan dinlenen tanık beyanlarına göre davacı, dava dışı kuzeni Ahmet ve kardeşi Abdurrahman ekip olarak kendi nam ve adına değil işveren adına duvar işi olduğunda çağrılarak çalıştırıldıkları, anlaşılmakla taraflar arasında ilişkinin niteliğinin hizmet ilişkisi olduğu, davacının sürekli maluliyetinin %32 oranında olduğu tespiti yapıldığı, davalı tarafından aktüreya raporu ve istinaf aşamasında bu yönde itirazla ATK ‘dan rapor alınmasını talep etmiş ise de 14.01.2021 tarihli celsede YSK maluliyet raporunun taraflara tebliğ edildiğinin zapta işlendiği, sonrasında bu yönde davalı tarafça açık itirazı bulunmadığı görülmekle istinafın yersiz olduğu, iş kazası ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/15750 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapılmış, şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kusur değerlendirmesi yönünden, SGK Müfettiş raporunda, davalının %80 oranında; davacının % 20 oranında kusurlu olduğu, yargılama aşamasında heyetten alınan 30.03.2021 tarihli raporda da yine davalı işverenin %80; davacının % 20 oranında kusurlu olduğu, kurumca davacıya sürekli iş göremezlik geliri ödemesi ve geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, duvar örme işinin verildiği Abdurrahman Aslan ile arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı, işin anahtar teslimi olarak verildiği, kusur oranlarının tespitine dair raporun hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığı, maluliyet oranın tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 51, 52, 54, 55 ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu 77 inci maddesi ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.