Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7492 E. 2023/6377 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7492
KARAR NO : 2023/6377
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/455 Esas, 2016/229 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2015 tarihli ve 2015/8074 Soruşturma, 2015/2606 Esas, 2015/234 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/195 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Adana Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/229 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 31.05.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile; tanıklarının dinlenmediği, katılan tarafından açılmış tapu iptali ve tescil davasının dosya arasına alınıp incelenmediği, hakkında yetersiz gerekçe ile üst sınırdan ceza tayin edildiği nedenlerine dayanarak hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde avukat olarak görev yapan sanığın, davalı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği boşanma davasında, yargılama sonunda katılan …’ye ait taşınmazların katılanın eşine devrini engellemek amacıyla ve katılana geri vereceğini belirterek katılanın evini önce tanık olan akrabasına ve ardından ablasına devrettirdiği, dolayısı ile sanığın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 47 nci maddesinde belirtilen çekişmeli malları edinme yasağı hükmüne aykırı davrandığı ve söz verdiği gibi taşınmazları katılana geri vermediği, bu suretle katılanın mağduriyetine neden olduğu gerekçesi ile görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında sadece 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, süre belirtilmeksizin hükmolunan ceza süresi kadar kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturulması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/455 Esas, 2016/229 sayılı Kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin dördüncü paragrafının ”Suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere anılan Kanun ve maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 2 yıl süreyle yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.