YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14410
KARAR NO : 2012/47360
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut Dokunulmazlığını Bozma, Hakaret, Kasten Yaralama, Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … ve sanık … vekilinin 27.04.2009 tarihli dilekçe ile sanık …, … ve … hakkında verilen kararları temyiz ettiği, sanık … … hakkındaki karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı ve mahkemenin 28.04.2009 tarih, 166-117 sayılı ek karar ile sanık … hakkında tehdit suçundan verilen kararın kesin olduğu gerekçesiyle sanık … yönünden temyiz isteminin reddine karar verdiği ve bu ek karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen karara yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında tehdit suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yörürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından katılan … vekilinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve hakaret suçundan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, annesi sanık …’yü katılan …’in evine bıraktıktan sonra içeriden sesler gelmesi üzerine eve girdiğinde katılan …’in annesine saldırdığını, elinde bıcak olduğunu ve kendisini görünce ne var lan a…koyduğum benden paramı almaya geldin dediğini, annesini kenara çekerek …’i iteklediğini savunması karşısında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5271 sayılı CYY.nın 253-255.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” ile aynı kanunun 231.maddesinde düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” birbirinden farklı kurumlar olup, yargılama konusu eylem uzlaşmaya tabi ise öncelikle uzlaşma yoluyla uyuşmazlığın sona erdirilmesinin denenmesi gerekir. Uzlaşma bir soruşturma ve kovuşturma şartı olup, uzlaşmanın soruşturma evresinde gerçekleşmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirken uzlaşmanın kovuşturma evresinde gerçekleşmesi halinde ise kamu davasının düşmesine karar verilmesine karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için ise;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Somut olayda sanığın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın gerçekleşmemesinin CYY.nın 231/6.fıkrasının a,b,c bentlerinde belirtilen yasal şartlar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini engellemeyeceği gözetilmeyerek, sanığın uzlaşmayı kabul etmediği gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.