Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9576 E. 2023/2775 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9576
KARAR NO : 2023/2775
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya itirazdan dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu vekili dilekçesinde; Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3780 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe başlandığını, ödeme emrinin kendilerine 18.03.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, takip konusu bonodaki imzanın şirket yetkilisi…’e ait olmadığını, imza incelemesi yapıldığında bu durumun ortaya çıkacağını, takip konusu bono incelendiğinde üzerinde tahribat yapıldığının, ‘malen’ ibaresinin ‘nakten’ olarak değiştirildiğinin görüleceğini, bononun alt kısmında “Sözleşme, Rapor, print” gibi bir takım ibareler bulunduğunu, üst kısmında da başka bir evraktan kesildiğini belli eden taşan imza olduğu düşünülen çizgiler olduğunu belirterek, itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını, İİK 170/2’ye göre takibin geçici olarak durdurulmasını, davalı aleyhine tazminat ve cezaya hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi hazırladığı 25/01/2021 tarihli raporunda; inceleme konusu senedin ön yüzünde atılı bulunan imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen…’in eli ürünü olduğu kanaatine vardığını bildirmiş olup, bilirkişi raporu oluşa uygun kabul olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf dilekçesinde özetle; özetle; bilirkişi raporunda senedin ön yüzünde bulunan imzalar ile borçlunun mevcut imzaları arasında salt benzerlik olması nedeniyle borçlunun eli ürünü olduğuna kanaat getirilmesinin yerinde olmadığını, imzalar arasında esasen farklılıklar bulunduğunu, çizgi ve karakterlerin farklı formlarda şekillendiğini, tahribat iddialarının bilirkişi tarafından incelenmediğini, yerel mahkemenin gerekçe göstermeden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne gönderme taleplerini reddettiğini, Yargıtay’ın güncel kararlarının aksini gerektirdiğini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından, yeteri kadar mukayeseye esas evrak aslı celp edildikten sonra, incelemenin gerektirdiği cihazlar kullanılarak hazırlandığı, raporun fotoğraflarla desteklendiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme dayanak yapmaya elverişli olduğu, davacı taraf “malen” ibaresinin “nakten” olarak değiştirildiğini, bononun alt kısmında “Sözleşme, Rapor, print” gibi bir takım ibareler bulunduğunu, üst kısmında da başka bir evraktan kesildiğini belli eden taşan imza olduğu düşünülen çizgiler olduğunu belirtmiş ise de; bu hususlara ilişkin tahrifat iddiaların dar yetkili icra mahkemesi tarafından incelenemeyeceği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinin tekrar edildiği, ileri sürülen tahrifat iddiasının incelenmesi gerektiğini ileri sürülerek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) uncu maddesinin birinci fıkrası ile …
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.