YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6999
KARAR NO : 2023/6639
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/217 Esas, 2016/12 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet, resmi belgede zincirleme sahtecilik
HÜKÜMLER : Atılı suçlardan sanık … hakkında mahkumiyet, diğer sanıklar haklarında beraat
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/217 Esas, 2016/12 sayılı Kararının sanık … müdafii, katılan … suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca da Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandıkları, bakanlığın resmi belgede sahtecilik suçu yönünden de 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi uyarınca temyiz hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden sanıklar müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2014 tarihli ve 2014/3158 Soruşturma, 2014/1543 Esas, 2014/188 numaralı İddianamesiyle sanıklar haklarında zincirleme basit zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/217 Esas, 2016/12 sayılı Kararı ile sanık … hakkında nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 249 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, diğer sanıklar haklarında atılı suçlardan beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyiz istemi; sanık … açısından sonuç cezanın az tertip edildiğine, beraat eden sanıklar yönünden ise eylem birlikte hareket edilerek gerçekleştiğinden cezalandırılmaları gerektiğine ve vekalet ücretinin eksik belirlendiğine ilişkindir.
2.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; beraat eden sanıkların üzerlerine atılı zimmet suçunu işlediklerine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmasına rağmen beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
3.Katılan … Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; beraat eden sanıkların üzerlerine atılı zimmet ve sahtecilik suçlarını işlediklerine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmasına rağmen beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyet kararı açısından vekalet ücreti tatbik edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların suç tarihinde … yönetim kurulu başkanı ve üyesi oldukları, kooperatife ait 2008 ile 2011 yılları arasındaki 75 adet gider pusulasındaki imzaların, burada yazılı şahıslara ait olmadığı, sanıkların gider pusulalarına sahte imza atmak suretiyle gerçekte harcama yapmadıkları toplam 10.630 TL kooperatife ait parayı uhdelerine aldıkları iddiasıyla basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sahte gider pusulalarındaki imzaların kooperatif başkanı olan sanık …’ın eli ürünü olması nedeniyle atılı suçlardan …’ın mahkumiyetine, diğer sanıkların ise beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.10.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Diğer sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/217 Esas, 2016/12 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık … müdafii ile katılanlar kooperatif ve bakanlık vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık … hakkında başkaca yönleri incelenmeyen Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/217 Esas, 2016/12 sayılı Kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.05.2023 tarihinde karar verildi.