Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13030 E. 2023/1544 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13030
KARAR NO : 2023/1544
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/64 E., 2017/129 K.
SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2013/19 Esas, 2013/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2013 tarihli ve 2013/19 Esas, 2013/73 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2014/25335 Esas, 2017/10927 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün onanmasına; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden katılan vekili ve sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezaya hükmolunurken uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde hapis ve adli para cezasının birlikte öngörülmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/64 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; daha önceki temyiz itirazlarını da tekrarla, bozma öncesindeki hükme yönelik temyiz taleplerinin bulunması nedeniyle Mahkeme tarafından öncekinden daha fazla cezaya hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, hakkında verilen kararlar safahatta kesinleşen sanık …. ile birlikte hareket ettiği ve yaptıkları plan gereğince sanık Nejdet’in üst katında oturan, kayınbabası olan ve ilerlemiş yaşı nedeni ile kısmi görme kaybı yaşayan katılanın evine sanık …’nin gittiği, kendisini Medaş görevlisi olarak tanıttığı, katılanın inanmasını sağladıktan sonra kaçak elektrik kullanmadığına dair tutanak imzalattığını söyleyerek hile ile imzasını aldığı, ardından suça konu 50.000 TL bedelli, alacaklısı sanık …, borçlusu katılan olan suça konu senedin sanık Nejdet tarafından tanzim edildiği, söz konusu senede ilişkin olarak sanık … tarafından katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı, katılana gönderilen ödeme emrinin sanık Nejdet tarafından tebliğ alınarak katılanın borca itiraz etmesinin engellendiği, bu şekilde katılan aleyhine suça konu senede istinaden başlatılan icra takibinin kesinleşmesinin sağlandığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, katılana 2010 yılında verdiği 23.000 TL borç karşılığında suça konu senedi aldığını beyan etmiştir.
3. Katılan aşamalarda istikrarlı olarak kimseden borç para almadığını ve sanığın evine gelerek kendisini Medaş görevlisi olarak tanıttığını, hile ile bir kağıda imza attırdığını, bu olayı sanık Nejdet’in kızı olan torunu Sevda’nın kendisine anlatması üzerine öğrendiğini, taşınmazlarına haciz konulduğunu beyan etmiştir.
4. Mahkeme tarafından, sanık …’nin, verdiği borç karşılığında suça konu senedi aldığına yönelik savunmasına, sanığın o tarihteki sosyal ekonomik araştırma durumuna göre böyle bir borcu vermeye yetecek güçte olmaması nedeniyle itibar edilmediği, yine sanık Nejdet’in öz kızı olan tanık …’in katılanın beyanını doğrulaması, kriminal rapor ile senetteki yazıların sanık Nejdet’e ait olduğunun anlaşılması, icra dosyası kapsamı, Karaman Devlet Hastanesinden alınan katılana ait raporların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde düzenlenen “kişinin algılama yeteneğinin zayıflamasından faydalanmak suretiyle” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” dolandırıcılık suçlarını işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuş; sanık hakkında kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezaya hükmolunurken ilgili maddede hapis cezası yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini sebebiyle bozulması nedeniyle bozma üzerine yapılan yargılamada sanığın neticeten 3 yıl hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/64 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararında, bozma öncesinde verilen hükmün katılan vekili tarafından da temyiz edilmiş olması nedeniyle sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrasının uygulanması koşullarının oluşmaması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Katılan lehine vekalet ücretine hükmedilirken “sanıktan alınarak hazineye irat kaydına” denilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2017 tarihli ve 2017/64 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.