Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/26031 E. 2013/16655 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26031
KARAR NO : 2013/16655
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ve sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Suça sürüklenen çocuk … ve temyize gelmeyen suça sürüklenen çocuk …’ ün katılanın işyerinden çaldıkları malları nereye sakladıklarını kolluk kuvvetlerine gösterdikleri ve bulunan malların bir kısmının müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığının müştekiden sorulup sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168 maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Suçtan doğan zararlar giderilmediğinden” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- Sanık …’ nın eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK’nın 165/1.maddesinde belirtilen “altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası” şeklindeki yaptırımların her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, Kanunda hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedileceğinin belirtildiği ve adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde, aynı Kanunun 52/1.maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı “suça konu malların değeri gözönüne alınarak” alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, aynı gerekçeler gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılıp 120 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması suretiyle kararda çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve sanıklar …, …’ nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.