YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9239
KARAR NO : 2023/2613
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2016 tarih ve 2016/249 Esas sayılı iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçiye ait internet kafeye saat 11.30 sıralarında giderek, kasanın bulunduğu yerdeki para çekmecesinden yaklaşık 25,00 TL bozuk parayı çaldığı, soruşturma aşamasında zararı giderdiği ve bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 145/1, 168/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/290 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3, 168/1, 62, 50/3, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; paranın değerinin düşük olmasına rağmen lehine hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçinin işlettiği internet kafedeki kasadan uzaklaştığı sırada kasanın bulunduğu yerdeki para çekmecesini açarak yaklaşık 25,00 TL bozuk parayı çaldığı, olayın ortaya çıkmasından sonra parayı şikâyetçiye soruşturma aşamasında iade ettiği ve suça sürüklenen çocuğun bu şekilde atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, suça sürüklenen çocuğun kasadaki bozuk paraların tamamını almış olması ve bu paranın değeri dikkate alındığında yasal koşulları oluşmadığındın 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk ikrar etmiş, Olay Yeri İnceleme Rapor, Görgü ve Tespit Tutanağı, Görüntü İzleme Tutanağı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafîinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 tarih ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı ile Dairemizin uyum gösteren kararları da nazara alındığında; şikâyetçinin beyanına göre kasadan çalınan paraların 25,00 TL olması karşısında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/290 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.