YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3808
KARAR NO : 2023/2989
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARLARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ : 09.03.2013
İNCELEME KONUSU
KARARLAR :Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, itirazın reddi
Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/358 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından beraatine, sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, her iki sanık yönünden 53. madde uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık … için 58. madde uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık …’a verilen cezalar için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıklar … ve … için verilen kararların temyiz edilmeden sanık … için 07.07.2015 tarihinde, sanık … için 06.07.2015 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhinin düzenlendiği, sanık … için verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı sanık tarafından yapılan itiraz sonucu … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2015 tarihli ve 2015/791 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/24556 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/38397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/38397 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/05/2013 tarihli ve 2013/2076 soruşturma, 2013/1577 esas, 2013/800 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine sanıklar … ve … haklarında Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanıkların yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 tarihli ve 2013/747 soruşturma, 2013/396 esas, 2013/177 sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde, Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli ve 2013/102 esas, 2013/390 sayılı kararı ile mahkumiyetlerine, sanık …’ın ise beraatine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 14/03/2016 tarihli ve 2015/694 esas, 2016/4312 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanıkların mahkumiyetine dair Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12/11/2018 tarihli ve 2016/143 esas, 2018/763 sayılı kararın, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26/02/2020 tarihli ve 2019/13044 esas, 2020/2630 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 maddeleri ile 7201 sayılı Kanun’un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar … ve …’ın yokluğunda verilen hükümlerin sanıkların MERNİS adreslerine 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatların usûlsüz olduğu ve inceleme konusu sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/358 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. madde uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı sanık tarafından yapılan itiraz sonucu … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.08.2015 tarihli ve 2015/791 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesinden dolayı yapılan yargılama sonucu Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/222 Esas, 2018/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. madde uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kararın sanık tarafından istinaf edilmesi nedeniyle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.09.2018 tarihli ve 2018/1686 Esas, 2018/1880 Karar sayılı kararıyla her iki suç yönünden de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararın da olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmiştir.
4. Ayrıca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu sanıklar … ve … haklarındaki hükümlerin de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305.vd. maddeleri uyarınca temyiz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.