Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9171 E. 2023/3009 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9171
KARAR NO : 2023/3009
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. … (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2016 tarihli ve 2016/107 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, ev sahibi olan sanığın, kira borçlarını ödememeleri sebebiyle katılanların kiracı olarak oturdukları ikamete giderek kapı anahtarını değiştirip, içeride bulunan katılanlara ait eşyaları kamyona yükleyerek bir depoya götürmesi şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/70 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hırsızlık kastıyla hareket etmediği, bahse konu eşyaları Haymana’da bir depoya kaldırdığı, Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı, eşyanın değerinin araştırılmadığı ve katılanların kira borçlarının olduğu sabit bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b ve 145. maddelerinin uygulanmadığı, katılanlara eşyalarını alması için çağrıda bulunduğu ancak eşyaları almadıkları, bu hususta komşuların tanık olarak dinlenmediği, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanların sanığın kiracıları oldukları, sanığın katılanların kira borcunu ödemediklerini iddia ederek ev eşyalarını bir kamyona yükleyip Haymana’da bulunan bir depoya koyduğu ve bu hususu Mahkeme huzurunda ikrar ettiğinden, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçu ikrara dönük savunmada bulunmuş, katılanların kendisine kira, elektrik ve su borçları olduğunu beyan etmiştir. Katılanların aşamalarda alınan ifadeleri dosya içerisinde mevcut olup, ifadelerinde sanığa 10 aylık kira borcu olarak 3.500,00 TL borçlarının olduğunu beyan etmişlerdir. Kolluk görevlilerince düzenlenen 20.11.2015 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça konu eşyanın değerinin az olmadığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın aşamalarda alınan savunmaları, katılanların ifadeleri ve katılan …’in 28.09.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi, kolluk görevlilerince düzenlenen 20.11.2015 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamından, katılanların, sanığa ait evde kiracı olarak oturdukları, katılanların kabulüne göre sanığa 10 aylık kira borçlarının bulunduğu, sanığın savunmasına göre katılanların kendisine ayrıca elektrik ve su kullanımlarından dolayı borçlarının bulunduğunun iddia edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b. maddesinde düzenlenen “Bir hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık” suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/2-h. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıdaki (1) No’lu bent uyarınca yapılacak değerlendirme sonucunda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 3. fıkrasında yer alan “soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda … uzlaştırma yoluna gidilemez” hükmündeki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen” ibaresinin metinden çıkarılması nedeniyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
3. Yukarıdaki (1) No’lu bent uyarınca yapılacak değerlendirme sonucunda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b. maddesi kapsamında kaldığının kabulü halinde; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren 5237 sayılı Kanun’un 144/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/70 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.