YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7720
KARAR NO : 2013/30708
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma, sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizine gelince;
Uygulama sırasında hesap hatası yapılmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu konudaki bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Sanığa ait sabıka kaydı getirtilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 Sayılı CYY.nın 209.maddesine aykırı davranılması,
II- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının bulunup bulunmadığının da araştırılarak ; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “…müştekinin zararını gidermemiş olması ..” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
T.C. -2-
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.