Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/6099 E. 2023/2493 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6099
KARAR NO : 2023/2493
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakan …’un evlat edinme sonucu tek yasal mirasçısı olduğunu, mirasbırakanın 10 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını yeğeni olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, anılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 1/3 payının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; amcasının davacı olan evlatlığı dışında çocuğu olmadığını, tüm işleriyle kendisinin ilgilendiğini, dava konusu taşınmazın tüm vergilerinin tarafından ödendiğini, mirasbırakanın emekli maaşı ile yaşamını ancak idame ettirebildiğini, geçimi dışındaki masrafları kendisinin yaptığını, emek ve masraflar karşılığı olarak 1/3 payı kendisine sattığını, mal kaçırma ve muvazaa iddiasının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakanın kendisi ile ilgilenen, hastaneye götürüp getiren, bakım ve hizmetini gören yeğeni olan davalıya minnet duyguları ile çekişmeli taşınmazdaki payını temlik ettiği, aksi yönde bir kabulün mirasbırakanın iradesini yok saymak anlamına geleceği, mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle adına kayıtlı başkaca taşınmazlarının da bulunduğu, mal kaçırma ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davalının cevap dilekçesindeki beyanları ile yargılama aşamasındaki beyanlarının çeliştiğini, cevap dilekçesinde taşınmazı vergi ve belediye masraflarını ödemesi karşılığında satın aldığını savunmuş, karar celsesinde 30.000 TL karşılığı aldığını, bedelin bir kısmının masraflardan oluştuğunu beyan ettiğini, İlk Derece Mahkemesince bu çelişkiler üzerinde durulmadığını, davalının savunmasında değinmediği, tanık beyanlarında geçen mirasbırakanı hastaneye götürüp getirerek yardım ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, Mahkemece mirasbırakanın ekonomik durumu ile ilgili yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın minnet duygusu ile davalıya devredildiği, semenin emek ya da hizmet de olabileceği, mirasbırakandan intikal eden başkaca taşınmazlar da bulunduğu, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip ek olarak, davalının mirasbırakanı hastaneye götürdüğü zamanlarda 100-200 TL para aldığını tanık beyanları ile bu hususun sabit olduğunu, karşılığını almış olması nedeniyle minnet, bakım gibi davanın reddi gerekçelerinin ortadan kalktığını, mirasbırakanın sözleşme yapmakta haklı ve makul bir nedeni bulunup bulunmadığı ve ayırt etme gücü olup olmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun 706., … Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun (HMK) 190. maddesi şöyledir:
“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi şöyledir:
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.