Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1494 E. 2023/1864 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1494
KARAR NO : 2023/1864
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3230 E., 2022/112 K.
DAVALILAR : 1- … vekili Avukat … 2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 06.01.2014
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/5 E., 2018/626 K.

Taraflar arasında kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatife üye olan davalı …’tan C Blok Daire 17’de bulunan dairesini satın aldığını, bu satışa ilişkin olarak tarafların sözleşme imzaladıklarını, müvekkilinin davalıya Kuveyt Türk Bankası vasıtası ile 11/10/2010 tarihinde banka hesabına 70.000,00 TL havale yaptığını, aynı tarihte 165 numaralı kayıt ile üye kayıt defterine kaydının yapıldığını, üye giriş beyannamesini imzaladığını, daha sonra ise kooperatif yönetiminin değiştiğini, yeni yönetimin müvekkiline daireyi satan davalı …’ın üyelik kaydının halen açık bırakılmış olmasını, terkin işleminin yapılmamış olmasını bahane göstererek müvekkilini üye olarak tanımak istemediğini ve tapu işlemlerinin askıda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin üyeliğinin tespit edilerek tapu işlemlerinin müvekkili adına yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı kooperatif vekili; müvekkil kooperatif kayıtlarının incelenmesinden görüleceği üzere davacı ve diğer davalının üye kayıtlarının mükerrer olduğunu savunarak, mükerrer olarak kooperatife üye kaydı yapıldığı ve üyelik devrine dair yasal işlemlerin tamamlanmadığının anlaşılması nedeniyle davacı veya diğer davalıdan birinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı … vekili; söz konusu sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla sözleşmenin tarafının müvekkili olmadığını, her ne kadar kooperatif üyeliğinin devrinin şekil şartı bakımından adi yazılı olarak yapılabilse de kooperatife sunulmuş ıslak imzalı veya kooperatif huzurunda yapılmış bir devir sözleşmesinin olmadığını, devir sözleşmesinin geçerliliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kooperatiflerde mevcut açık kapı ilkesi gereğince kooperatif ortaklığının serbestçe devredilebileceği, devir için ayrı bir şekil şartının gerekmediği, davacı ile devreden ortak … arasında dava konusu dairenin devri konusunda sözleşme imzalandığı ve sözleşmenin davalı kooperatife ibraz edildiği, kooperatifin tasdik edilmiş defterinin 7. sayfasında davacının 11.10.2010 tarihinde üyeliğe kabul edildiğine ve …’tan devir alındığına dair kayıt oluşturulduğu, bu hususun ihtarname ile davalı …’a 20.12.2012 tarihinde gönderildiği ve dava tarihine kadar geçen sürede davalının diğer davalı kooperatife bir müracaatı bulunmadığı gibi işlemde yapılmadığı, devir tarihi itibarı ile davacı tarafından davalı …’a 70.000,00 TL banka havalesi gönderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı kooperatif vekili; davacı taraf lehine hükmedilen tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkili ile diğer davalı taraftan alınmasına karar verildiğini, hükmün yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin hukuken kime ait olduğunun tespiti ve sonrasında hak tahsisi hususlarında hukuka aykırı olarak hiçbir zaman direnmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

2. Davalı … vekili; satım sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, imza incelemesi yapılmadan karara gidilmesinin hatalı ve mesnetsiz olduğunu, mahkemece bu konuda inceleme yapılmadığını, üyeliğin devrine ilişkin herhangi bir yazılı belgenin bulunmadığını, diğer davalı kooperatifçe kabul edilmediğini, olmayan bir sözleşmenin tarafı kabul edilerek davacının kooperatife üyeliğinin tespitinin zorlama bir bakış açısı ile verilmiş bir karar olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;, davalılardan kooperatifin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğunun bir an için kabulünde dahi yasada belirtildiği şekilde davalı tarafça yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunun kabulüne dair açık bir ikrarının mevcut olmadığı, bu nedenle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kooperatif vekili ; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kooperatif üyeliği iddiasına dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde daire değeri ile kira tazminatı istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun ilgili maddeleri

3.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.