Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/4813 E. 2023/6020 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4813
KARAR NO : 2023/6020
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 12.10.2019, 30.10.2019, 25.11.2019, 02.12.2019,
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra yapılması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/82 Esas, 2020/170 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 22.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/2205 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına,
3. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair şüpheden uzak kesin ve inandırıcı maddi bir delilin elde edilmediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
4. Sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğuna, satma amacı olmadığına,
5. İstinaf başvurusunun somut bir gerekçe gösterilmeden, belirtilen hususlar değerlendirilmeden esastan reddine karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ayrı ayrı paketlerde olup gramajlarının birbirine yakın olması, sanık … ve tanıklardan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve ele geçiriliş biçimi nazara alındığında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin şahsi kullanım için bulundurulmadığının açıkça anlaşıldığı, uyuşturucu maddeleri başkasına satma yada devir veya tedarik etme amacıyla bulundurduğu,
iletişim tespit tutanakları, tanık beyanları, kriminal ve adli tıp raporları, olay yeri muhafaza altına alma ve fotoğraf teşhis tutanakları, aşamalarda yapılan ara yakalamalar sonrası alınan tanık beyanlarında tanıkların üzerinden çıkan uyuşturucu maddeleri sanık …’den aldıklarını beyan etmeleri, beyanlarının da tapelerde geçen konuşmalar ile uyumlu olması karşısında sanık …’in üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında bulunan ve hükme esas alınan suç tarihlerinin 12.09.2019, 12.10.2019, 30.10.2019, 25.11.2019, 02.12.2019 ve 02.01.2020 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 27.08.2019 olarak eksik ve yanlış yazılması, sanığın adli sicil kaydında yer alan Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/205 Esas, 2014/243 Karar sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 23.12.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde inceleme konusu olan kasıtlı suçtan mahkûm olmasına rağmen 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca bu konuda ihbar yapılmadığı anlaşılmış ise de, bu konuda her zaman işlem yapılabileceği anlaşıldığından bu hususları eleştirilip, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin tatbikine ilişkin paragrafın infazda tereddüt oluşturma ihtimali ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7242 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğe aykırılık oluşturması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine “ödenmeyen adli para cezasının infazına ilişkin olarak 6545 Sayılı Yasa uyarınca denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanacağı, bu hükmün gereklerine uyulmadığı takdirde hapse çevrileceğinin ayrı ayrı ihtarına” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2020/2205 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında “ödenmeyen adli para cezasının infazına ilişkin olarak 6545 Sayılı Yasa uyarınca denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanacağı, bu hükmün gereklerine uyulmadığı takdirde hapse çevrileceğinin ayrı ayrı İHTARINA” ibaresinin çıkartılması ve yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.