YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1535
KARAR NO : 2023/4040
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 Tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 Tarihli ve 2015/273 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 13.07.2020 Tarihli ve 2020/5412 Esas, 2020/9451 Karar sayılı kararı ile katılanın yaralanmasının duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı başta olmak üzere adli tıp kriterlerine uygun hüküm kurmaya elverişli rapor alınması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 Tarihli ve 2020/203 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerekirken suç vasfının hatalı belirlendiğine, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının da uygulanması gerektiğine, eksik cezaya, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, meşru savunmaya, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın oğlu ile sanığın ablasının kızının olay tarihinden yaklaşık 3 yıl önce evlendikleri ve yaklaşık 1,5 yıl önce de boşandıkları, bu boşanmadan kaynaklı nafaka alacakları için katılan ile birlikte oturan oğluna icra takibi yapılması ve eve polis gelmesine kızan katılanın yanına akrabası olan tanık A.K.’yi de alarak bu sorunu halletmek için eski gelininin dayısı olan sanığın bulunduğu kahvehaneye gittileri, burada katılanın, sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın kahveden çıktığı ve aracıyla evine doğru giderek tabanca alıp geldiği, tekrar tartışmaya başladıkları bağırdığı, bu sırada sanığın 2-3 metre mesafeden ve karşı karşıya pozisyonda katılanın bacak-ayak bölgesine doğru dört el ateş ettiği ve katılanı yaraladığı tespit edilmiştir.
2. Katılanın, sanığın ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya içerisine eklenmiştir. Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli muayene raporu dosyada mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerekirken suç vasfının hatalı belirlendiğine, 5237 sayılı Kanunûn 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının da uygulanması gerektiğine, eksik cezaya, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranına, meşru savunmaya, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesine ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın, 2-3 metre mesafeden ve arada hiç bir engel olmamasına rağmen katılanın vücudunun öldürücü bölgelerine ateş etmeyip öldürücü olmayan bacak, ayak bölgelesine ateş etmesi ve eylemine devamda ısrar etmeksizin aracı ile olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın eylemine bağlı kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulüyle suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemi neticesinde katılanın vücudunda kemik kırığı meydana gelecek ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı olayda en ağır cezayı gerektiren suçtan ve iki nitelikli halin ihlali nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunmanın şartlarının gerçekleşmediği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 Tarihli ve 2020/203 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.