YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25283
KARAR NO : 2013/14316
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar Eyüp ve Tufan
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …’ ın suça sürüklenen çocuk … ile birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda, sanıklar …. arabada beklerken suça sürüklenen çocuk …’ ın yakınan…’ya ait kırtasiye dükkanına giderek almış olduğu kalemin parasını ödemek için yakınana 50 TL verdiği, yakınanın bu parayı tezfahın üzerine koyup, suça sürüklenen çocuğa para üstünü verdiği, bu sırada sanık …’ın dükkana gelerek müşteri gibi davranıp, yakınanı oyaladığı sırada suça sürüklenen çocuğun tezgahın üzerinde duran parayı alarak dükkkandan çıktığı, bu sırada başka bir müşterinin yakınanı durumdan haberdar etmesi üzerine yakınanın suça sürüklenen çocuğun arkasından seslenmesi ve durumu söylemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun 50 TL’yi almadığını söylemesi üzerine yakınanın da ceplerinde bulunan paraları çıkararak 50 TL’nin kendisinde olmadığını söylediği sırada, yakınanın cebinden çıkardığı paraları elinden alarak oradan uzaklaştığının anlaşılması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde tanımlanan suçu oluşturduğu anlaşıldığından teblinamedeki bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamış, ayrıca sanıklar …’ın suça doğrudan katıldıkları gözetilmeden, yakınan …’ ya yönelik hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı TCY.nın 37. maddesi yerine 39/1 maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında yakınan …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklar … hakkında yakınan …’ ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık … ve … hakkında yakınan …’ ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY.nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza gereği 5237 sayılı TCY.nın 53/1, a-b-c-d-e bentlerindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar, aynı Yasanın 53/1-c maddesinde belirtilen “kendi altsoyu” üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ….ile suça sürüklenen çocuk … hakkında yakınanlar … ve Birgül’ e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içeriği ve sanıkların savunması ve yakınanın anlatımlarına göre; yakınan …’ in eczanesine giden sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın almış oldukları ilacın bedelini ödemek için yakınana 20 TL verdikleri, yakınanın bozuk parasının olmadığını söylemesi üzerine sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın cebinden çıkardıkları bozuk paralarla ilacın parasını kısmen tamamlayarak yakınan …’e verdikleri ve vermiş oldukları 20 TL’ yi geri istemeleri üzerine yakınan …’ in “parayı tekrar cebine koydun ya” demesi üzerine pardon diyerek oradan ayrılmaları biçimindeki olayda, sanıklar … ile suça sürüklenen çocuk …’ ın üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin cezalandırılmalarına yeterli, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, gibi oluşa göre de sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiklerinde kuşkuda bulunduğu da gözetilerek beraatleri yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Dosya içeriği ve sanıkların savunması ve yakınanın anlatımlarına göre; yakınan …’ ün eczanesine giden sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ ın almış oldukları ilacın bedelini ödemek için yakınana 50 TL verdikleri, yakınanın bozuk parasının olmadığını söylemesi üzerine ısrar ettikleri ancak yakınanın olumsuz yanıt vermesi üzerine oradan ayrıldıkları, aradan kısa bir süre geçtikten sonra tekrar gelerek yakınandan ilaç istedikleri, yakınanın istedikleri ilacın öksürük şurubu olmadığını söylemesi üzerine sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ ın oradan ayrılmaları biçimindeki olayda suçun icrai hareketlerine henüz başlanmadığı, yakınanın herhangi bir zararın olmadığını beyan ettiği ve sanıklar Eyüp ve Tufan ile suça sürüklenen çocuğun, yakınana ait para, vs. çalmaya teşebbüs ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a- Sanıklar …’ ın, yakınanlar … ve Birgül’ e karşi hırsızlık suçuna doğrudan katıldıkları gözetilmeden, 5237 sayılı TCY.nın 37. maddesi yerine 39/1 maddesi ile uygulama yapılması,
b- Sanık … hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’ nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanık …’ ün adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’ nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, yakınanlar … ve Birgül’ ün sanık …’ e yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık … hakkında 5271 sayılı CMK’ nun 231. Maddesinin 6. Fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “koşulları oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar …’ ın 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve sanıklar …’ ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.