YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10008
KARAR NO : 2023/18308
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık ve katılan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca, ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2021 tarih ve 2016/57800 sayılı Tebliğnamesi ile usul ve Kanun’a uygun olan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin, hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, hayatın olağan akışına uymadığı, tüm dosya kapsamından katılan sanık …’ın hakaret ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, aksine karşı tarafın hakaretine maruz kaldığı, gerekçede kabul olunan “Lan.” sözünün hakaret içermediği, diğer sanık …’in ise hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu, hakaretin karşılıklı olmadığı, bu nedenle katılan sanık …’ın beraati, sanık …’in ise cezalandırılması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
1. Katılan sanık ve sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, katılan sanık ve sanığın 26.03.2015 tarihli savunma tarihleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş ve bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık ve sanık hakkındaki kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.