Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4555 E. 2023/4823 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4555
KARAR NO : 2023/4823
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/46 E., 2022/2630 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/76 E., 2020/386 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacının davalıya ait 35 T 7663 plaka sayılı ticari takside 08.01.2013 Tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, aralıksız olarak 01.08.2016 Tarihine kadar çalıştığını, davacının işten çıkarıldığında günlük 66,67 TL ve aylık 2.000,00 TL ücret aldığını, davalı aleyhine … 6. İş Mahkemesi’nin 2016/722 E sayılı dosyası ile işçilik alacağı davasının ikame edildiğini, işbu davada davacının davalı yanında çalışmış olduğu sürenin bilirkişi raporunda; işe giriş tarihinin 08.01.2013, akdin fesih tarihinin 31.05.2016, hizmet süresinin 1.240 gün olarak tespit edilerek işçilik alacaklarının hesaplandığını ve anılan Mahkemece hizmet tespiti davası açmak üzere süre verilerek bekletici mesele yapıldığını beyanla davacının davalı yanında 1.240 gün ve aylık 2.000,00 TL ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2016/Mayıs ayında kendi isteği ile işten ayrıldığını, haftanın 3-4 günü çalışmış olup yılın 3 ayı da memleketi olan Erzurum’a gittiğini, ayrıca davacının çalıştığı araçta 3 şoför daha çalışmak suretiyle kalan mesai günlerini tamamladığını, davacının 15.00’de başladığı mesaisine gece saat 01.00’de aracı teslim ederek sonlandırdığını, bunun yanında davacının hafta sonu, resmi tatil ve bayram günlerinde çalışmadığını, bu günlerde yedekçi tabir edilen 3 şoförün çalıştığı gibi davacının maaş usulü değil limit usulü ile; 2013-2014 yılları arasında günlük 50,00 TL, 2014-2015 yılları arasında günlük 65,00 TL, 2015 – 2016 yılları arasında günlük 80,00 TL limit ile çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının, davalıya ait 35 T 7663 plaka sayılı ticari takside limit usulü ile çalıştığı belirli olup, her ne kadar, … 6.İş Mahkemesinin 2016/722 E. sayılı Alacak davası dosyasında Bilirkişi tarafından, “Tanık beyanlarına ve cevap dilekçesindeki beyanlara göre; davacının 8.1.2013 – 31.5.2016 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek, davacının 2013 – 2014 yıllarında günlük brüt 50,00 TL, 2015 yılın günlük brüt 65,00 TL ücretle çalıştığının, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte de davacının beyanına göre aylık brüt 2000,00 TL, günlük brüt 2000,00 / 30= 66,67 TL ücretle çalıştığı sonucuna varılarak, buna göre, davacının kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ve bayram tatili ücretlerinin hesaplandığı” görülmekte ise de; Limit usulü çalışmada, şoförün, araç sahibi ile aralarındaki anlaşmaya göre günlük olarak belirlenen limit miktarının ticari taksi sahibine verilerek, geriye kalan miktarın şoföre kaldığı bir çalışma sistemi olup, dosyada dinlenen tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere, davacının günlük limit miktarını davalıya verdiği ve geri kalan miktarın kendisine kaldığı açıkça ortada olup, ancak, limit dışında kalan ücret yönünden dava dosyasında herhangi bir somut yazılı bir belge bulunmadığından ve Yargıtay içtihatları uyarınca da, ücret iddialarının yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğinden ve mevcut delil durumuna göre de, davacının limit hesabı ile belirsiz miktar üzerinden ücret aldığından, 5510 sayılı Yasanın 80.maddesine göre belirlenen sigorta primine esas kazançların alt sınırı (asgari ücret) ile çalıştığının kabulü gerektiği, yapılan tespit ve açıklamalara göre, …T.C.kimlik ve … s.s. numaralı davacı …’in; davalı işveren …’e ait …sicil ve 35 T 7663 plaka sayılı “Ticari Taksi İşletmesi” işyerinde; taleple de bağlı kalınarak 8.1.2013 – 31.5.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1224 gün çalıştığı, 1224 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediği kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalı işveren …’e ait …sicil ve 35 T 7663 plaka sayılı “ticari taksi işletmesi” işyerinde 08/01/2013-31/05/2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1224 gün çalıştığı, 1224 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;tanık beyanları ile davacının haftanın 3-4 günü çalıştığının ve yılda 3 ay memleketine gittiğinin ispatlandığını, davacı tanıklarının beyanlarının karara esas alınmaması gerektiğini, çünkü bu kişilerin davalıya ait iş yerinde çalışmış kişiler değil davacının arkadaşları olduğunu, beyanı karara esas alınması gereken tanıkların bizzat davalıya ait takside çalışmış davalı tanıkları olduklarını, Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun da davacı tarafından dosyaya sunulan çalışma çizelgesini esas alarak hazırlandığını, davacının söz konusu çizelgeleri sonradan doldurmuş olabileceğini, sigortasının yapılmamasını davacının kendisinin istediğini, çünkü davacının daha önceki çalışmaları nedeni ile prim gün sayısını tamamlamış olduğu halde yaşını tamamlamayı beklediğini beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece Mahkemesi kararının gerçeği yansıtmayan tanık anlatımları ile hukuka uygun olmayan bilirkişi raporuna dayandığını beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle; her ne kadar davalıya ait taksi işletmesi iş yeri 16.05.2013 Tarihinde Yasa kapsamına alınmışsa da davalının taksicilik faaliyetinden dolayı 23.11.2012 Tarihinden itibaren vergi kaydının bulunması, ayrıca; davalı tarafça davacının davalıya ait takside yedekçi olarak çalıştığı beyan edilmişse de; komşu iş yeri tanığı … tarafından davacının da davacının 2013 – 2016 yılları arasında 15:00-06:00 saatleri arasında çalıştığının, 2015/4 – 2016/4 üncü ay arası çalışması bildirilen bordro tanığı … tarafından da davacının kendisinin çalıştığı dönemde gececi olarak çalıştığının beyan edilmiş olması, davacı adına düzenlenen 21.08.2014 Tarihli trafik cezası hep birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun’un 80 inci madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer-i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.