Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16917 E. 2023/2732 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16917
KARAR NO : 2023/2732
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/200 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1906 Esas, 2019/245 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ByLock programının sanık yönünden delil olarak kullanılamayacağına, bank … hesap hareketlerinin örgütün talimatı doğrultusunda olmadığına, teşdidin yerinde olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere ByLock kullanıcısı olması, bu durumun KOM raporu, teknik analize yönelik bilirkişi raporu, BTK kayıtları ile sabit olması; FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya 21.01.2014 tarihinde üye olması ve özellikle devlet tarafından söz konusu terör örgütünün 2014 Mayıs ayı legal görünümlü illegal bir yapı olarak kabul edilmesi karşısında belirtilen bu tarihten sonra üyeliğini devam ettirmesi ve darbe tarihine karar üyeliğini kesintisiz sürdürmesi; haklarında daha önce FETÖ/PDY soruşturması kapsamında işlem yapılan şüpheliler ile beraber yurt dışı çıkış kayıtlarının bulunması tümüyle dikkate alındığında eylemlerin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği gözetildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunduğu, hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve süreklilik gösteren eylemlerle kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, bu suretle atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesine göre ceza tayin edilirken sanığın kastının ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için
haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2021 tarih ve 2021/3007 sayılı yazısının ekinde bulunan sanığın isminin geçtiği ByLock yazışmalarının duruşmada CMK’nın 217 nci maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorularak, gerektiğinde bylock listesinde ekli olan kişilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2018/1906 Esas, 2019/245 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca…. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …