YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18413
KARAR NO : 2013/19249
KARAR TARİHİ : 10.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ana dosya ile birleştirilmesine karar verilen ve yakınanı … İnce olan 1997/180 Esas, yakınanı … olan 1997/175 Esas ve yakınanı … … olan 1997/168 Esas sayılı dosyalar denetime olanak verecek şekilde dosya arasına eklenmeden hüküm kurulmuş ise de, mahkemece 11/04/2013 tarihinde düzenlenerek dosya içerisine konulan tutanağa göre anılan dava dosyalarının bulunamadığının bildirildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1- … Pansiyon binasında gerçekleştirilen eylem ile yakınanlar … İnce ve … …’ya karşı işlenen eylemlerle ilgili kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık … ile temyize gelmeyen yaşı küçük sanık … …’ın 1997 yılı Ağustos ayı içerisinde iki ayrı tarihte yaklaşık 15 gün ara ile yakınan … İnce’ye ait iş yerinin arka depo kapısını açarak bölümler arasındaki … parmaklıklı pencere arasından şahsi çeviklikle girmek suretiyle içeride bulunan masanın çekmecelerinden ilk girişlerinde 25 TL, ikinci kez girdiklerinde ise 13 TL alarak kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve atılı suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca eylemlerin gündüzleyin işlendiğinin kabulü ile hırsızlık suçunda TCY.nın 143. maddesinin uygulanamayacağı gibi iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken de anılan Yasanın 116/1-2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden TCY.nın 116/4. maddesi gereğince fazla cezaya hükmolunduğu, ayrıca iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle cezasından TCY.nın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin de gözetilmemesi,
Yine sanık … gözcülük yaptığı sırada, temyize gelmeyen yaşı küçük sanık … …’ın Ağustos ayı içerisinde yakınan … …’ya ait işyerine girip, her hangi birşey çalmadan çıkarak birlikte kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilerek, sanığın gözcülük yaparak suça doğrudan katılması nedeniyle TCY.nın 37.maddesinin uygulanması gerektiği ve atılı suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca eylemin gündüzleyin işlendiğinin kabulü ile hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesinin uygulanamayacağı, yine iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken anılan Yasanın 116/1-2. maddesinin uygulanması gerekirken TCY.nın 116/4. maddesi gereğince fazla cezaya hükmolunduğu gibi iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle cezasından aynı Yasanın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin de gözetilmemesi, 765 sayılı Yasa uyarınca yapılan uygulamanın sanık lehine olduğu saptandığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA,
2- Yakınan …’e karşı işlenen eylemle ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık … ile temyize gelmeyen yaşı küçük sanık … …’ın 31/08/1997 günü yakınan …’e ait eve yine şahsi çeviklik gerektirecek şekilde ikinci kattaki balkonuna tırmanarak balkon kapı camını kırmak suretiyle kapıyı açarak girdikleri ve içerden toplam değeri 1,62 TL değerinde içki ve sigara çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCY. nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve atılı suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca eylemin gündüzleyin işlendiğinin kabulü ile hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCY.nın 143.maddesinin uygulanamayacağı, yine konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken anılan Yasanın 116/1. maddesinin uygulanması gerekirken TCY.nın 116/4. maddesi gereğince fazla cezaya hükmolunduğu gibi konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle cezasından aynı Yasanın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin de gözetilmemesi, ayrıca hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının yanı sıra balkon kapı camının kırılması nedeniyle TCY.nın 151/1.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da oluşacağı, bu suç yönünden CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY.nın ilgili maddeleri uyarınca, uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığa atılı suçların nitelendirilmesinde de yanılgıya düşülerek eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.