Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/222 E. 2023/3816 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/222
KARAR NO : 2023/3816
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2090 E., 2022/2199 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ: … Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/404 E., 2020/335 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 11.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan gelir ile yapılan tedavi masraflarından oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Makine Tic. Ltd. Şti. vekili, başta boru hatları olmak üzere inşaat projelerine makine ve ekipmanların kiralanması ve servisi konusunda hizmet veren müvekkil şirket, profesyonel olarak çalışma platformları ve kiralanması işiyle iştigal etmektedir. Müteveffa müvekkil işyerinde makine yıkama – yağlamacısı olarak işe alınmış ve 2 aylık deneme süresinde kendisinden gözlem yapması istenmiş, bu arada kendisine genelde getir götür işleri yanında hafif işlerde yardımcı olma görevi verilmiştir. Müteveffaya kişisel koruyucu malzemeler teslim edilmiş, 4 saatlik temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve 8 saatlik personel yükseltici platform ve teleskopik forklift tipi makinelerin kullanımı ve bakımı konusunda eğitim verilmiştir. Dava konusu kazada; müfettiş raporuna göre verilen kusur oranlarının hangi davranış nedeniyle verildiği somut olarak ortaya konmamıştır. Üçüncü kişilerin kusurları yönünden değerlendirme yapılmamış…” şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur raporu ve adli tıp uzmanı ve hesap raporu ile ek hesap raporu alındığı, hesap bilirkişi raporu ve ek raporda; kusura göre kurumca yapılan ilk peşin sermaye değerli geliri, ve tedavi giderleri hesaplanmış olmakla usule, yasaya, yargısal uygulamalara, dosya içeriğine uygun, denetime açık ve hüküm için yeterli bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davalı tarafın kusur oranına göre hesap bilirkişi tarafından hesaplanan tutarlar ve raporda belirlenen onay ile tedavi giderleri için masrafların yapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili, sigortalıya verilen kusurun fazla olduğunu, işverenin %100 kusurlu olduğunu, kurum alacağının bu kusur oranına göre hesap edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı işveren vekili, iş kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın sigortalının ihmali nedeni ile olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu edilen alacağın yapılandırma kanunu çerçevesinde ödenmiş olması, yapılandırmanın karşılıklı anlaşmayı içermesi, davacı Kurumun yapılandırmayı kabul ederek alacağın tamamını belirlemesi, 7326 sayılı Kanunu’nun ortak hükümler başlıklı 9 uncu maddesinin 13/a fıkrasının son kısmındaki “Borçlularca, bu kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez” ibaresi karşısında, Kurumun ihtilafı sürdürememesi ile aynı maddenin 13/ç fıkrasının “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” hükmüne amir olmasına göre, HMK’nun 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile davacı SGK vekili lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmeyerek 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bilirkişi raporlarındaki kusur oranı dikkate alınmaksızın kurum zararının tamamının ödenmesi gerektiğini, ancak mahkemece tespit edilen kusura isabet eden kısmın ödendiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci, 5510 sayılı Kanun’un 20 nci ve 7326 sayılı Kanun’un 9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.