Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3280 E. 2023/3833 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3280
KARAR NO : 2023/3833
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1206 E., 2022/1929 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/138 E., 2020/102 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Euroka Sigorta AŞ vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, sigortalısı …’un, 02.01.2011 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazası sonucunda sürekli iş göremez durumuna girmesi nedeniyle sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin 234.389,31 TL ilk peşin sermaye değeri ve 8.137,80 TL geçici iş göremezlik ödemesi nedeniyle toplam 242.527,11 TL Kurum zararından şimdilik 12.126,35 TL’nin gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … San. A.Ş. Vekili, davalı şirketin, olayda, kazaya karışan 3. şahsın işvereni konumunda olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 21/4. Maddesi uyarınca, davalı şirketin istihdam eden sıfatıyla sorumlu olmadığını, kazaya karışan şoförün dışında kendisinin işveren sıfatıyla kusurunun olması halinde, bağlanan gelirin ilk PSD’nin yarısından kendi kusuruna tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, … 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/670 E sayılı dosyasında, sigortalının maluliyet oranın ATK raporu uyarınca % 15 olarak tespit edildiğini bu nedenle PSD’nin de bu oran üzerinden tespit edilmesi gerektiğini, beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı …Ş. vekili, poliçe limitinin kişi başına 175.000 TL olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 21/4. Maddesi uyarınca, davacı kurum tarafından yapılan ödemeler ile bağlanan gelirlerin başladığı tarihteki ilk PSD’nin yarısının, zarara sebep olan 3. Kişilere rücu edilebileceğini, dolayısısyla yapılan ödemelerin ve ilk PSD’nin yarısının talep edilebeileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Euroka Sigorta AŞ vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili, dosyada alınan hesap raporuna ve ATK raporlarına karşı itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranı hatalı olduğunu, kurum zararlarının hatalı hesaplandığını, sigortalıya halihazırda %40 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden gelir ödendiğini, eğer sigortalının maluliyetinde bir düzelme/azalma varsa bu durumun kurum kayıtlarında da tespit ettirilerek düzeltilmesinin sağlanması gerektiğini, sigortalının maluliyetinin tespit edildiği tarih itibarı ile bağlanan gelirler sigortalıya fiilen ödendiğini ve ödenmeye devam ettiğini, kurum kayıtlarında sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan ödemeler sabit ve tartışmasız olduğunu, fiili durumda sigortalıya %40 maluliyet oranına göre gelir ödenirken, dosyada belirlenen %15 maluliyet oranına göre hesaplama yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı … vekili, geçici iş göremezlik ödeneğinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, mahkeme kararında geçici iş görmezlik ödemesine ilişkin alacaktan, müvekkilinin sigorta şirketi ile diğer davalıların müşteren ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verdiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun dava tarihi itibari ile başladığını, rücuen tazminat davasında, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında sigortacının zararı giderim yükümlülüğünü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı taktirde temerrüt gerçekleşeceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla müvekkili sigorta şirketi yönünden ödemelere ilişkin yasal faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasının hukuka uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin reddine ve Mahkeme kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma düşen sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik geliri ve geçici iş göremezlik ödemesi nedeniyle katlanılan Kurum zararının kusurlu taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci

1.2 5510 sayılı yasanın 21/4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün temyiz edenin sıfatı neden ve kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.