Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/2582 E. 2010/2305 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/2582
KARAR NO : 2010/2305
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

Nitelikli yağmadan sanıklar … ile …, suç delillerini gizlemekten adıgeçen sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: …’nın suç delillerini gizlemekten hükümlülüğüne, her iki sanığın nitelikli yağmadan beraatlerine ilişkin (…) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.10.2008 gün ve 82/244 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık … müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanıklar … ve …’ın yağma suçları yönünden;
Haklarında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, müdahilin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2- Sanık … hakkında suç delillerini gizleme suçu yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta ilişen, müdahil vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
… Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2004 tarihli, 2002/815 esas ve 2004/258 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK.nun 456/4, 457/1, 51/1, 59 ile 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. Maddeleri gereğince verilen, hapisten çevrilen ve kesin nitelikte olmayan tecilli para cezasına ilişkin hükmün 27.04.2004 tarihinde kesinleşmesi karşısında, tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA) 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.