YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1875
KARAR NO : 2023/1904
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1877 E., 2023/265 K.
Şirketi vekili Avukat …
Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 09.03.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/226 E., 2022/1028 K.
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği, müvekkilinin, davalı firmanın inşaat faaliyetinde ihtiyacı olan akaryakıtı tedarik ettiğini, satışı yapılan akaryakıtın bedelleri ile ilgili olarak taraflar arasında cari hesap oluşturulduğunu, davalıya faturalar kesildiğini ve ödemelerin cari hesap üzerinden takip edildiğini, davalı firmanın ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine ödemelerini aksattığını, bir süre sonra ise ödemelerini kestiğini, alacağın tahsilini için genel haciz yolu ile icra takibi başlattığını, İİK 43/2. maddesi gereği, takip yolunun iflas olarak değiştirilerek borçluya iflas yoluna ilişkin ödeme emri gönderildiğini, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin iflasına karar verildiğinden huzurdaki davada yargılama devam olunmaması ve de yargılamanın İİK 194. madde hükmü gereği durdurulmasına dair karar verilmesi gerektiğini, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının henüz kesinleşmediğini, davacının iflas masasına kayıt yaptırmadığını, İİK m. 194’e aykırı olarak işbu davayı ikame ettiğini, itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde müflis şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleşmemesi nedeniyle İİK 194. madde gereğince huzurdaki davanın 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya bırakılmasını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında daha önce verilen iflas kararının kesinleştiği ve bir şirket hakkında bir kez iflas kararı verilebileceğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına göre davalının borcu bulunduğu tespit edildiğinden ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın doğrudan reddi gerektiğini, kararının bir an için kabulü halinde dahi gerek vekalet ücreti ve gerekse yargılama giderleri açısından müflis şirketi sorumlu görmesi hukuken doğru olmadığını, her ne kadar yerel mahkeme gerekçeli kararında davanın açılmasına müflis şirketin neden olduğunu bildirmiş ise de, yargılama henüz tamamlanmadığına göre doğrudan müflis şirketin sorumluluğuna gidilmesi hukuken hatalı olduğunu, davacının alacaklı olduğu da ispat edilemediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ise; yargılama giderleri ve de vekalet ücreti yönünden kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de dosya kapsamında kesinleşmiş iflas kararı bulunmadığı gibi, davacı, alacağının esası ile ilgili olarak da itirazın kaldırılmasını talep ettiğinden, iflas idaresi alacağı kabul etmediği takdirde, davacının talebi de gözetilerek, davanın kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesini yer olmadığına ilişkin verilen karar doğru görülmemiş ise de davacı tarafça istinaf edilmediğinden yapılan yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiş, dosya içerisindeki bilirkişi raporuna göre davalının borçlu olduğunun tespit ediliği, borç miktarının depo kararı için tespit ediliği iflas kararı açısından etkisi olmadığı, vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara ek olarak iflas kararının kesinleştiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 156. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.