YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/644
KARAR NO : 2012/42813
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal, silahla kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Silahla kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün yapılan incelemesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- Suç tarihinde güneşin batış saati araştırılmadan, eksik kovuşturma ile geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulması,
b- Sanığa, soruşturma aşamasında, 01/11/2006 tarihinde, takibi şikayete bağlı olan suçlar nedeniyle uzlaşma önerisinde bulunulduğu ve sanık uzlaşmak istemediğini beyan etmekle beraber, sanığa atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında, 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanık ile katılan arasında uzlaştırma işlemleri yapılması, uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, uzlaşma işleminin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda ise sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.